Tirmizî (r.h)

Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ b. Sevre (Yezîd) et-Tirmizî[1] (ö. 279/892)

Muhaddis, (İlk Şemail[2] Müellifi)

Hayatı:

Tirmizî’nin 209 (824) yılında bugün Özbekistan sınırları içinde bulunan Tirmiz’de (veya Tirmiz’e bağlı Buğ köyünde) doğduğu kabul edilir. Kendi ifadesiyle Merv’den gelip Tirmiz’e yerleşen bir aileye mensuptur. Benî Kays Aylân kabilelerinden Benî Süleym’e nisbetle Sülemî nisbesiyle de anılır. Tirmizî’nin 13 Receb 279’da (9 Ekim 892) Tirmiz’e bağlı Buğ köyünde veya Tirmiz şehrinde öldüğü ileri sürülmüştür.[3]

 

Tahsili:

 Tirmizî, yirmi yaşları civarında hadis tahsiline başladı. Memleketinde başladığı ilim yolculuğunu Horasan, Irak ve Hicaz başta olmak üzere bazı bölgelerdeki âlimlerden hadis öğrenerek devam ettirdi. Başta Kütüb-i Sitte imamlarının hocası olan İbnü’l-Müsennâ, Bündâr diye tanınan Muhammed b. Beşşâr, Ziyâd b. Yahyâ el-Hassânî, Abbas b. Abdülazîm el-Anberî, Eşec el-Kindî, Fellâs, Ya‘kûb b. İbrâhim ed-Devrakî, Muhammed b. Ma’mer el-Kaysî el-Behrânî ve Nasr b. Ali el-Cehdamî’den faydalandı. Hocaları içinde Kütüb-i Sitte müelliflerinden İmam Buhârî, İmam Müslim ve Ebû Dâvûd gibi muhaddisler de yer alır.[4] Tirmizî, uzun süre İmam Buhârî’nin talebesi oldu, ondan pek çok hadis rivayet etti ve fıkhü’l-hadîs’i öğrendi.[5]

Talebeleri:

Tirmizî pek çok talebe yetiştirmiştir. Ebû’l-Abbas Muhammed b. Ahmed b. Mahbûb el-Mahbûbî, Ebû Saîd Heysem b. Küleyb eş-Şâşî (Şâşî eş-Şemâilü’n-nebeviyye’nin de râvisidir), Ebû Zer Muhammed b. İbrâhim b. Muhammed et-Tirmizî, Ebû Muhammed Hasan b. İbrâhim el-Kattân, Ebû Hâmid Ahmed b. Abdullah et-Tâcir, Ebû’l-Hasan el-Fezârî el-Câmiu’s-sahîh’i rivayet etmekle ünlüdür. Diğer talebelerinden muhaddis Hammâd b. Şâkir en-Nesefî ile Mekhûl b. Fazl en-Nesefî de anılabilir.[6]

İlmî Kişiliği:

Tirmizî’nin sika bir muhaddis olduğu hususunda âlimlerin icmâ etmesi onun hadis rivayetinde eriştiği güveni, en önde gelen âlimler için kullanılan “imam” lakabıyla anılması da hadis ilmindeki üstün yerini göstermektedir.[7]

Hadisçiliği/Siyerciliği:

Tirmizî hadis ilminde önde gelen âlimlerden biridir. İbn Hibbân[8] bir muhaddiste bulunması gereken öğrendiği hadisleri derleme, tasnif etme, ezberleme ve müzakere etme vasıflarının Tirmizî’de bulunduğunu söylemiştir. Zehebî[9] de el-Câmiu’s-sahîh adlı eserin, Tirmizî’nin hadis ilminde imam ve güçlü bir hâfıza sahibi olduğunu, ayrıca fıkhı çok iyi bildiğini ortaya koyduğunu ifade etmiştir. Tirmizî, hadislerin sıhhatini zedeleyici mahiyette, tespit edilmesi son derece zor gizli kusurları mükemmel şekilde bilen çok az sayıdaki hadis âlimlerinden biridir.[10]

Şemail konusu bugünkü karşılığı ile Hz. Peygamber’in (s.a.s) kişilik özelliklerini ele alır. Bu anlamda siyer ilminin ana başlıkları içinde kendine yer bulur. Tirmizî’nin Hz. Peygamber’in Şemaili ile  ilgili ilk eser telif eden âlim olması hadis konusunda ortaya koyduğu kriterlere uygun olarak bu alanda da hassas olduğu kanaatini doğurur. Kitabında pek az sayıda zayıf rivayeti kullanması, Hz. Peygamber’in (s.a.s) tanıtılmasında sahih rivayetlere yer vermesi bu konuyu ne kadar ciddiye aldığını gösterir. Bu hassasiyet, Tirmizî’nin hadiste olduğu gibi siyer alanında da ciddi bir tavır içinde olduğunu gösterir. Kendisinden sonra Şemail alanında birçok eser telif edilmiştir. Bu durumda kendisi örnek alınmıştır. Siyer ilminde bu alanda öncülük yapmış denebilir.

Hakkında Söylenenler:

Eserleri:

1. eş-Şemâilü’n-Nebeviyye:[11] Tam adı eş-Şemâilü’n-Nebeviyye ve’l-Hasâilü’l-Mustafaviyye olup şemâil konusunda yapılan ilk çalışmadır ve elli altı başlık altında 424 (bazı neşirlerde 394, 395) hadisten meydana gelmektedir. Bu başlıklarda Rasûlullah’ın dış görünüşü, kıyafeti, yemesi içmesi, konuşma şekli, ibadeti, ahlâkı, geçim tarzı ve ölümü ele alınmıştır. Eser tertip ve muhteva bakımından şemâil konusunda yazılan eserlerin en mükemmeli kabul edilmiştir. Tirmizî bu eserine el-Câmiu’s-Sahîh’inde yer alan şemâille ilgili hadislerin birçoğunu aynen, bir kısmını ihtisar ederek almış, râviler hakkındaki tenkitlerini bazen hiç değiştirmeden bazen kısaltıp nakletmiştir. eş-Şemâilü’n-Nebeviyye’deki hadislerin büyük çoğunluğu sahih, önemli bir kısmı hasen, pek azı zayıf rivayetlerdir.

 

eş-Şemâilü’n-Nebeviyye üzerinde birçok şerh, hâşiye ve ihtisar çalışması yapılmış, eser çeşitli dillere tercüme edilmiştir. Belli başlı şerhleri şunlardır:

1. İsâmüddin el-İsferâyînî, Şerhu’ş-Şemâil fî Huķuķi Efdali’l-Verâ ve Aķve’d-Delâil (yazma nüshaları için bk. a.g.e., I/1, s. 305).

2. İbn Hacer el-Heytemî, Eşrefü’l-Vesâil ilâ Fehmi’ş-Şemâil (nşr. Ebü’l-Fevâris Ahmed b. Ferîd el-Mezîdî, Beyrut 1419/1998). Şebrâmellisî’nin Hâşiye alâ Eşrefi’l-vesâil adlı bir çalışması vardır (bk. Şebrâmellisî).

3. Muslihuddîn-i Lârî, Şerĥu’ş-Şemâil (a.g.e., I/1, s. 308).

 4. Ali el-Kārî, Cemu’l-Vesâil fî Şerhi’ş-Şemâil. Eserin en önemli şerhi sayılmaktadır.[12]

 

eş-Şemâilü’n-nebeviyye’nin Türkçe tercümelerinin başlıcaları şunlardır:

 1. İshak Hocası, Akvemü’l-Vesâil fî Tercemeti’ş-Şemâil. Başta Süleymaniye olmak üzere Türkiye kütüphanelerinde birçok nüshası vardır.

2. Hasan Hüsâmeddin Nakşibendî, Tercüme-i Şemâil. Hadislerin senedleriyle birlikte kaydedildiği eserde sade bir Türkçe kullanılmış, bazı yerlerde râviler ve hadisler hakkında açıklamalarda bulunulmuş, bundan dolayı tercüme Kitâb-ı Şerh-i Şemâil adıyla yayımlanmıştır (Bulak 1254; İstanbul 1248, 1287, 1313, 1316, 1322). Eser Figani ve F. Kavukçuoğlu tarafından Hazret-i Muhammed’in Şemâil-i Şerîfesi adıyla Latin harflerine aktarılmış, hadisler yer yer Figani imzasıyla manzum olarak da ifade edilmiştir (İstanbul 1963, üç cüz birlikte, 1974). Hüsâmeddin Nakşibendî’nin eserini M. Sadık Aydın Şemâil-i Şerife adıyla sadeleştirmiştir (Ankara 1976).

3. Eyüp Sabri Paşa, Tercümetü’ş-Şemâil. Hüsâmeddin Nakşibendî’nin tercüme ve şerhi esas alınarak yazıldığı belirtilen eser II. Abdülhamid’in tahta çıkışının beşinci yıl dönümü münasebetiyle yayımlanmıştır (İstanbul 1298, taşbaskı).

4. Mehmed Râif Efendi, Muhtasar Şemâil-i Şerif Tercümesi (İstanbul 1304, 1311). Mahmut Özakkaş tarafından Hadislerle Peygamberimizin Güzel Ahlâkı (Şemâil-i Şerîf) adıyla sadeleştirilerek yeniden neşredilmiştir (İstanbul1984).[13]

2. Tesmiyetü Ashâbi’n-Nebî (Kitâbü Esmâ’i’s-Sahâbe, Tesmiyetü Ashâbi Resûlillâh Sallallāhü Aleyhi ve sellem): Sahâbe adlarının sadece ilk harfine göre alfabetik düzenlenen esere aşere-i mübeşşere ile başlanmıştır. Eserin Süleymaniye Kütüphanesi’nde mevcut iki nüshasına göre (Şehid Ali Paşa, nr. 2840/2; Lâleli, nr. 2089/1) kitapta 730 sahâbînin adı zikredilmektedir. Aynı nüshalardan faydalanarak eseri Ali Yardım (“Tesmiyetü Ashâbi’n-Nebî Aleyhisselâm”, DÜİFD, sy. 2 [1985], s. 247-342) ve Âmir Ahmed Haydar (Tesmiyetü ashâbi Resûlillâh, Beyrut 1406/1986, 1410/1990) yayımlamıştır.[14]

3. el-Câmi’u’s-Sahîh: Ebû’l-Ferec İbnu’l-Cevzî, Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inin büyük bir kısmı ile Buhârî, Müslim ve Tirmizî’nin el-Câmi’u’s-Sahîh’lerini müsned tertibine koyarak Câmiu’l-Mesânîd ve’l-Elķāb adlı yedi ciltlik kitabını meydana getirmiştir (Brockelmann, GAL, I, 662; Suppl., I, 917; Abdülhamîd el-Alûcî, s. 89-90).

4el-İlelü’l-Kebîr: Tirmizî’nin el-Câmi’u’s-Sahîh’ten önce kaleme aldığı eser el-İlelü’l-Müfred ve İlelü’t-Tirmizî el-Kebîr adlarıyla da anılır.

5. el-İlelü’s-Sağir: el-Câmiu’s-Sahîh’in sonunda elli birinci kitap şeklinde yer alan bölüm bu adla anılmaktadır.

 

 


 


[1] Tirmizî ve hadisçiliği konusunda bir ilmî çalışma yapılmıştır: Lutfullah Cebeci, AÜ İslâmî İlimler Fakültesi Dergisi, Ankara-1980, Sayı: 4, s.287-311; Ali Yardım, “Şemail Nev’inin Doğuşu ve Tirmizî’nin Kitab’üş-Şemail’i”, DEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, İzmir-1983, Sayı: 1, s. 249-409; Ali Yardım, [“Ashab Bilgisinin Kaynakları ve Tirmizî’nin “ Tesmiyetü Ashab’in Nebi”si], DEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, İzmir-1983, Sayı: 2, s. 247-347;  Selman Başaran, “Tirmizî ve İbn Mace’yi İbn Hazm’ın Mechul Olarak Vasıflandırması”, UÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı 2, Cilt: 2, Yıl: 2, 1987, s. 19-25; M. Cemal Sofuoğlu, “Zayıf ve Mevzu Hadisler Açısından Tirmizî’nin Süneni Üzerine Bir İnceleme”, DEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, İzmir-1983, Sayı: 6, s. 437-87; Recai Çetres, “İmam-ı Tirmizî’nin Şahsiyeti ve İlmî Hüviyeti”, Diyanet İmi Dergi, Temmuz-Agustos-Eylül 1992, Cilt: 28, Sayı: 3, s. 67-72; Huriye Martı, “Tirmizî’nin Zevaidi ve Sıhhat Analizi: -Kütüb-i Sitte Merkezli Bir Mukayese-”, Hadis Tetkikleri Dergisi, Cilt: 7, Sayı: 2, Yıl: 209, s. 7-17. Aşır Örenç, “Tirmizî’nin, Süneninde Ulemanın İhtilaf Ettiğini Haber Verdiği Hadisler (Salat Hadisleri), Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl: 2013, Sayı: 29, s. 171-189. Tezler: Akbulut, Ubeydullah, Kelam Açısından Tirmizi ve Nesai’nin Sünenlerinde Geçen İman İle İlgili Hadislerin Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans, SÜSBE-2009; Nazmi, Hasan, Buhari ve Tirmizi’dekiKitabu’t-Tefsir Hadisleri Bağlamında Hz. Peygamberin Tebyin Görevi, Yüksek Lisans, Dicle Ü. SBE; Arık, Mehmet Selim, Tirmizi’nin Sünen’inde Fukahanın Delil Olmada İhtilaf Ettiği Hadisler, Yüksek Lisans, UÜSBE-1994; Hıdır, Özcan, Tirmizi’nin Cami’indeki Mevkuf ve Maktu Rivayetler ve Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans, Marmara Ü. SBE-1995; Köycü, Erdoğan, Sünenü’t-Tirmizî’nin Metot Yönünden İncelenmesi, Yüksek Lisans, Ankara Ü. SBE-1993; Küçük, Meryem, Tirmizî’nin Sünen’inde Elbânî’nin Uydurma Olarak Nitelendirdiği Hadislerin Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans, Çanakkale Ü. SBE-2010.

[2] Şemail: Huy, tabiat, karakter, hal ve hareket, tavır ve davranış anlamlarına gelen şemile ve şimal kelimesinin çoğulu olup, ıstılahta, huyu, karakteri, ahlakı, yaşayış tarzı, dış görünüşü, kıyafeti gibi Peygamberimizin beşerî yönüne, hayat tarzına ve kişisel özelliklerine ve bunları kendine konu edinen bilim dalına denir. Bu konuda birçok eser yazılmıştır. Kadı İyaz (Bk. Ali Erdoğdu, Siyer-i Nebi, Sayı:23)’ın eş-Şifa bi Ta’rifi Hakîkî’l-Mustafa da bulardan biridir. [(Dinî Kavramlar Sözlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları (Yeni Şafak, İstanbul-2009)]    

[3] M. Yaşar Kandemir, DİA, c.41, s. 202.

[4] M. Yaşar Kandemir, DİA, c.41, s. 202.

[5] Zehebî, Tezkiretü’l-Huffâz, II, 634.

[6] M. Yaşar Kandemir, DİA, c.41, s. 202.

[7] M. Yaşar Kandemir, DİA, c.41, s. 202.

[8] Bk. Ali Erdoğdu, Siyer-i Nebi, Sayı: 21, s. 58-60.

[9] Bk. Ali Erdoğdu, Siyer-i Nebi, Sayı: 17, s. 58-61.

[10] M. Yaşar Kandemir, DİA, c.41, s. 202.

[11] Ali Yardım, “Şemail Nev’inin Doğuşu ve Tirmizî’nin Kitab’üş-Şemail’i”, DEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, İzmir-1983, Sayı: 1, s. 249-409.

[12] M. Yaşar Kandemir, DİA, c. 38. s. 500.

[13] M. Yaşar Kandemir, DİA, c. 38. s. 501.

[14] Eserleri için bk. M. Yaşar Kandemir, DİA, c.41, s. 203.

Yazar: