Hangi Sahabi Olmak İsterdiniz?-Hz.Aişe

Rabia NARMANOĞLU - 

“Allah Teâlâ, beni insanların en asilzadesi olan Kureyş kabilesinden seçti ve bana onların arasından en iyilerini arkadaş olarak ayırdı. Bunlardan birkaçını bana vezir olarak ve din-i İslamı, insanlara bildirmekte, yardımcı olarak seçti. Bunlardan bazılarını da zevce, kayınpeder, kayınvalide, kayınbirader ve baldız gibi kadın tarafından akraba olarak ayırdı. Bunlara sövenlere, iftira edenlere, Allah Teâlâ’nın ve bütün meleklerin ve insanların laneti olsun! Allahü teâlâ, kıyamet günü, bunların farzlarını ve sünnetlerini kabul etmez.“[Hakim]

Şüphesiz ki ümmetin en hayırlıları Ashabı Kiramdı. Her biri Allah Teâlâ tarafından seçilen kutlu insanlardı. Onların hayatları ve kişilikleri esmanın şekle bürünmüş hali gibiydi adeta. Tabii ki onların seçilmiş olmasının, ashabı kiram arasında bulunmak gibi bir nimete nail olmasının sebepleri vardır. Her mümin hayatı boyunca bazı imtihanlara tabi tutulur. Ashabı Kiram’ın hayatlarını inceleyince en ağır imtihanları onların verdiği, birçok işkenceye maruz kaldıklarını görürüz. İşte onlar belki de bu yönleriyle seçilmişler arasındaydı.

Her biri hayatları boyunca zorlu imtihanlarla baş başa kalmışlardır. Nice sıkıntılar çekmişler, nice müşrikin işkencelerine, kötülüklerine uğramalarına rağmen hiçbirisi imanlarında zerre kadar ödün vermemişlerdir.

Bu seçilmiş insanların hayatlarını şöyle bir inceleyince;

Bilal Habeşi’nin dinini inkâr etmesi için, kızgın kumların üzerine yatırılması… Hz. Ebubekir’in insanları Allah’a ve Resulü’ne çağıran konuşma yapması üzerine müşrikler tarafından tanınmayacak hale gelinceye kadar dövülmesi… Zübeyir bin Avam’ın Müslüman olması üzerine amcası tarafından bir hasıra sarılıp ateş yakılarak, kendisine duman ile işkence edilmesi gibi birçok yürek burkan işkencelere maruz kalmışlardır. Ama önlerine çıkan engellerde ve bu zorlu imtihanlarında hiçbir şekilde imanlarından taviz vermemişlerdir.

Her birinden alınacak nice ders, hayatlarında kendimize çıkaracağımız nice ibretlik tebliğ mücadeleleriyle dolu hayat hikâyeleri vardır. Hepsi Resullullah’ın Kuran ahlakıyla ahlaklanmış talebelerdir.

Allah Resulü’nün talebeleri arasına baktığımızda şüphesiz ki ona en yakın olan, onu canından çok seven, hanımları arasında onu en çok kıskanan sahabi Hz. Aişe’dir. Hz. Aişe ashab arasında ilmi en üst seviyede olan sahabilerdendir. O, islamın kadınlara açılan penceresidir. Devrinin üstün âlimlerinden ve Fukaha-ı Seb-a’dandır. Günümüz Müslüman kadınlarına en güzel örnek teşkil eden sahabilerden biridir.

O’nun Allah Resulüne en yakın olması, ilmini en üstün seviyelere çıkarmış olması ve en önemlisi kutlu Nebi’nin inci tanesi sözlerini en çok rivayet eden sahabiler arasında bulunması gibi yönleriyle nefsim için kendisine benzemeyi en çok istediğim sahabi vasfına bürümüştür.

Duvarları kerpiçten, tavanı hurma yapraklarından ibaret, 6-7 arşın genişliğindeki mütevazı evinde Resullullah’a olan sevgisi ve bağlılığı, ilmi üstünlüğü O’na benzemeyi istemek için yeterli sebeplerdir.

Allah Teâlâ belki bizi Resullullah’ın hanımı, Hz. Ebubekir’in kızı olan Hz. Aişe validemiz olarak yaratmadı. Belki biz Resullah’ın talebesi olan ve O’nun sözlerini en çok rivayet edenlerden biri olan Hz. Aişe olamadık. Ama O’nu kendimize örnek alarak, rivayet ettiği hadisleri öğrenip, başklarına tebliğ ederek günümüzün Hz. Aişe’si olabiriz. O’nun İslami kadın kimliğini kendi hayatımızda yaşayarak günümüz Müslüman kadınlarına örnek olabiliriz.