Naatler

EZAN-I MUHAMMEDÎ

Ezanın ikliminde açar tomurcuk güller Başlar secdeye değer, Hakk’tan dem vurur diller

Şiirler Seni Söyler

Mesafeler gül alırken gönülden / Neden böyle uzaksın ki sen gülden / Boşalt sadağından dikenlerini / Düşün binlerce yıl dağarcığında

Sevenlerinin Dilinden Efendimiz (sas) – Arif Nihat ASYA

Seccaden kumlardı…/ Devirlerden, diyarlardan / Gelip göklerde buluşan / Ezanların vardı!

Üzülme!

Zindan varsa rüya var. Çöl varsa selvâ var. Çarmıh varsa ref’ var. Kurban varsa koç var. Musibet varsa Allah var. Üzülme! Allah (c.c) sabredenlerle.

Ya Rasûlallah

Dudaklarım çatlıyor, adını andığımda Bu sevdanın nârında, yandım ya Rasûlallah

Sözün Kifayetsiz Kaldığı Anda...

Anlatamam ya Nebi ben Seni anlatamam Taş kesilmiş kalbimi aşkınla ağlatamam

Ya Nebiyyi Muhterem

Bir güvercin misali kapında yuva kursam / Tehlikeye ağ olup, yoluna turâb olsam / Akan gözyaşlarımı, hasretinle yoğursam

Bayram O Bayram Olur

Mevlâ bizi afvede Gör ne güzel ıyd olur Cürm ü hatalar gide Bayram o bayram olur

Şemail

Ne uzun ne kısa kararında boy / Soyu İbrahim’den ne asil bir soy / Saçları hoş siyah dalgalı bir koy / Kemâlini giydir beni benden soy / Âlemlere rahmet yüzünü göster

Yandım Ya Rasulallah!

Aydan arı yüzünle cihanı aydınlattın / Kalpte tevhit mumunu yaktın ya Resulallah!…/ Dünyadan göçüşünle yürekleri kanattın / Ruha bengisu gibi aktın ya Resulallah!…
RSS - Naatler beslemesine abone olun.