“Cehennem Ol”ma

KUR'AN'DAN MÜLHEM YAZILAR-XI (HÜMEZE SURESİ)

 

Sen ki ey güzel insan…

Eşref-i mahlûkat…

Sen ki nimetlerin ayağına serildiği, şeytanı kıskandıran akıl sahibi…

 

Akletmez misin nasıl bir hayatın içinde nice bir imtihanın ortasında olduğunu?

Tevazuun huzurlu sahillerinde gezmek varken kibrin gayya kuyusunda, zulûmat ormanında kaybolmak niye?..

Seni yalanlarıyla, riyasıyla kandıran nefsinin kibrinden ürkmez misin?

Elinde olanla kibirlenip yoksuldan yüz çeviren sen…

Bugün başkalarını iğnelerken bülbül kesilen dillerin yarın Hakk’a ne cevap verir?

Bedeninin günahına ruhun nasıl dayanır?

Alaylarının, aşağılamalarının, dudak bükmelerinin dikeninin sana batacağından haberdar değil misin?

İçine dinmez sızılar bıraktığın bir ruhun, tırmalarken kanattığın bir bedenin kan gölünde boğulmak… Nefesini tıkadığın insanların nefesinde yok olmak…

 

Gözlerini kör eden nefsin, kulaklarını da mı sağır etti?

Diline doladıklarının ayağına dolanması mı yoksa kınadıklarının, didiklediklerinin kanından etinden nasiplenmek mi maksadın? Saya saya bitiremediklerin doymana yetmez mi ki kardeşinin etini de istersin?.. 

Kinayelerin dağları titretirken yüreğin titremez mi hiç? 

Ellerin ne ile kirlendi?

Yüzün niye kara?

Dilinde neden hep meta?

Sonsuzluğu böyle mi yakaladın; yoksa o mu senin boğazına bindi? Malın mı senin himayende yoksa sen mi malının kölesi?.. Kurtarıcın sandığın şey neden başına belâ?

Başkalarının onurunu zedelemekten çekinmeyen ‘sen’ onursuz bir şekilde tamuda olmayı haysiyet mi sayarsın?

Kendi eksiklerini, kusurlarını, zaaflarını örtmek için başkalarının ayıplarını ortaya dökmekle kendini rezil ettiğini fark etmez misin?

Azgın bir ateş olup herkesi yakıp kavurmak mı maksadın?

Yakıp kavururken etinin de kemiğinin de yandığının farkında olmaz mısın?

Senin ateşinden daha büyük bir ateşin var olduğunu bilmez misin?

Ebediyen sönmeyecek ve yakıtı insan olan bir ateşin…

Değil bedenleri ruhları da yakan, tıpkı senin yaktığın gibi… Kapıları sıkı sıkı kapalı, senin vicdanın gibi…

Kapılar kapanıp sütunlarla sürgülenmeden, pişmanlığın fayda vermediği o gün gelmeden, nefsine söz geçir…

İnsanların cehennemi değil cenneti ol… Yürekleri çöl sıcağıyla kavurma, serin meltemlerle hafiflet yüklerini. Hataların ressamı olma. Rötuş yap uymayan renklere. Siyahı siyah görme, beyazlat ki ruhlar açılsın.

Dikenlerden gül bitir, kanlardan hayat… Caniden masum bir bebek, şeytandan melek…

Sır kapılarının muhafızı ol, gizler aşikâr olmasın.

 

Ey kendi nefsine zulmeden insan! Zulüm kılıcını çek insanların üzerinden. Kalbin doğruysa doğruluk kapılarını aç… Kalbinde zerre kibir varsa tamudan önce sen kilit vur onun kapılarına ve iman et!

                                                           ***

Ey Rabbimiz! Bize “Sûre-i Hümeze”den ibret alıp cehennemden uzak olmayı nasip et ve bizi iyilerle beraber cennetine koy. 

İlgili Yazılar: