Ümmü Seleme (r.anha)

“Allah’ım! Ümmü Seleme’ye, benden sonra, benden daha hayırlı, onu hor görmeyecek, incitmeyecek bir koca nasip et!”
Ebû Seleme (r.a)

Ümmü Seleme (r.anhâ), asil, açık sözlü, dirayetli, fetanet ve ferâset sahibi, çok güzel ve akıllı bir hanımefendi idi.

Ümmü Seleme Validemizin asıl adı Hind’dir. Validemiz, Rasûlullah Efendimiz (s.a.s) ile evlenmeden önce Ebû Seleme İbni Abdi’l-Esed ile evliydi. Bu evlilikten Seleme, Ömer, Dürre ve Zeyneb adlarında çocukları olmuştur. Ebû Seleme aynı zamanda, Peygamber Efendimizin süt kardeşi ve halasının  oğludur.

Ümmü Seleme eşi Ebû Seleme ile birlikte İslâm'a ilk girenlerden olmuştur. Hatta Ebû Seleme'nin Peygamberimize gidip gizlice şehâdet getirdiğini öğrenince sitem ederek şunları söyler: “Sen doğru ve emin olan sütkardeşin ve dayının oğluna gittin de beni beraberinde götürmedin.” Bunun üzerine beraber Peygamberimiz’e (s.a.s) gidip kelime-i şehâdet getirirler.

Ümmü Seleme; Mekkeli müşriklerin işkencelerine dayanamayıp Efendimizin (s.a.s) yönlendirmesiyle, eşiyle birlikte Habeşistan’a ilk hicret edenlerden olmuştur. Daha sonra Mekkeli müşriklerin işkenceyi bıraktıkları haberini alınca Mekke’ye dönerler ancak durum hiç de bekledikleri gibi değildir. Müşrikler aynı şekilde mü’minlere eziyet etmeye devam etmektedirler. Bunun üzerine Efendimizin (s.a.s) isteğiyle Medine’ye hicret etmek için yola çıkarlar. Ümmü Seleme Validemiz, ailesiyle yola çıktığı vakit Muğireoğulları yolda önlerini keserek sorun çıkarırlar. Çocukları Seleme'yi Ebû Seleme'nin ailesi götürür, Ümmü Seleme’yi de Muğireoğulları alıkoyar. Ebû Seleme ise çaresiz bir biçimde Medine'ye tek başına hicret eder.

Bundan yaklaşık bir yıl kadar sonra ailesi Ümmü Seleme'yi serbest bırakır. Ümmü Seleme oğlu Seleme’yi eşinin ailesinden alarak Osman İbn Talha'nın yardımıyla Medine'ye doğru yola çıkar ve eşine kavuşur.

Ebû Seleme'nin Vefatı ve Duası

Ebû Seleme Uhud muharebesinde yaralanmıştı, yarası iyileşeceği yerde daha da kötüye gidiyordu... En sonunda yarası iyice açıldı. Vefat edeceğini karı-koca her ikisi de anlamıştı. Bunun için Ümmü Seleme eşine:

“Duyduğuma göre; cennetlik kocası ölen cennetlik bir kadın, sonradan başka birisiyle evlenmezse, muhakkak Allah onu cennette kocasıyla bir araya getirecektir. Aynı şekilde cennetlik karısı ölen cennetlik bir koca, sonradan başka birisiyle evlenmezse, muhakkak Allah, onu da cennette karısıyla bir araya getirecektir.” dedikten sonra şu teklifi yapmıştı: “O halde gel, seninle sözleşelim. Ne sen benden sonra evlen, ne de ben senden sonra evleneyim!” Fakat Ebû Seleme bu teklifi kabul etmemiş ve: “Sen benim sözümü dinle; ben öldüğüm zaman sen evlen.” demişti. Sonra da şu duayı yapmıştı: “Allah’ım! Ümmü Seleme’ye, benden sonra, benden daha hayırlı, onu hor görmeyecek, incitmeyecek bir koca nasip et!”

Ebû Seleme bu duayı yaptıktan kısa bir süre sonra da şehid olmuştur. Bu olay hicretin üçüncü yılında meydana gelmiştir.

Ebu Seleme vefat ettiğinde Ümmü Seleme hamile idi. Çocuğunun doğumunu müteakip iddeti bitince kendisine sırasıyla Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (r.a) evlenme teklif ettiler. Ancak o kabul etmedi. Sonra Efendimiz (s.a.s) talip oldu ve bu mübarek izdivaç gerçekleşti.

Evlilikleri hakkında Ümmü Seleme Validemiz şunları anlatmıştır: “Ebû Seleme (r.a.) vefat ettiği zaman ben: “Ebû Seleme’den daha hayırlı olan hangi Müslüman var? Rasûlullah’a (s.a.s) ilk hicret eden hane, onun hanesiydi.” dedim. Ben bunu söyledikten sonra Allah, onun yerine bana Rasûlullah’ı (s.a.s) verdi. Şöyle ki: Rasûlullah (s.a.s), bana Hâtîb İbnu Ebî Belte’a’yı göndererek kendisi için beni istetti. Ben: “Benim (küçük) bir kız çocuğum var, ayrıca ben kıskanç bir kadınım. (Rasûlullah’ın ise birçok hanımı var, imtizaçsızlıktan korkarım.)” diye cevap verdim. Rasûlullah (s.a.s): “Kız çocuğuna gelince Allah’a dua ederiz, onu kendisinden müstağni kılar; kıskançlığını da Allah’ın gidermesi için dua ederim.”  buyurdular.

Validemizin Peygamberimiz (s.a.s) ile evlenmesi hicretin dördüncü yılına denk gelir. Evlendiklerinde Ümmü Seleme Validemiz 44 yaşında idi. Vefat eden Zeynep binti Huzeyme Validemiz’den boşalan odaya yerleşti.

İbni Sa’d’ın Tabakât’ında sarahaten ifade ettiğine göre Ümmü Seleme, fazilet ve kemâl itibariyle Hz. Âişe’den sonra gelir. Nitekim kendisi hadis rivayetinde ve ahkâmın naklinde, Hz. Âişe’den başka Peygamber’in diğer hanımlarının kâffesinden önde gelir. Hudeybiye Sulhu esnasında ashab; şehrin haricinde kurbanları kesmek ve tıraş olmak hususunda tereddüde düştükleri zaman Hz. Ümmü Seleme bu müşkili halletmede Peygamberimize yardım etmişti.

Kendisi Hz. Âişe Validemizden sonra en çok hadis rivayet eden validemizdir; 378 hadis rivayet etmiştir.

***

Hz. Âişe’den (r.anha) rivayet ediliyor:

“Rasûlullah (s.a.s) Ümmü Seleme ile evlenince çok hüzünlendim. Zira bize onun güzelliği anlatılmıştı. Onu görünceye kadar nazik davrandım. Onun bize anlatılandan daha güzel olduğunu gördüm. Bunu Hafsa’ya anlattım. O da: Denildiği kadar da değil, dedi ve onun yaşlı olduğunu söyledi. Şüphesiz o güzeldi. Sonra onu gördüğümde Hafsa’nın dediği gibi olduğuna karar verdim. Lâkin ben de çok kıskanç idim.”

***

Ümmü Seleme (r.anhâ), Peygamber Efendimizin en son vefat eden hanımlarındandır. Ömrü uzun oldu. Hz. Hüseyin’in öldürüldüğünü duyunca üzüntüsünden bir şey diyemedi ve bayıldı. Çok kederlendi ve bundan sonra da pek yaşamadı.

Ümmü Seleme Validemiz, vefat ettiğinde 84 yaşında idi. Ancak ölüm yılı ihtilaflıdır. Hicretin 59, 61, 62 ve 63 yılında vefat ettiğine dair çeşitli rivayetler vardır. Medine’de vefat etmiştir. Baki kabristanına defnedilmiştir.


FAYDALANILAN KAYNAKLAR

Dere, Nurgül, Hanım Sahabîler, Kayıhan Yayınları, İstanbul, 2012.

Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, Çağ Yayınları, İstanbul, 1992, I.

İbn Hazm, Cevâmiu’s-Sîre, trc. M. Salih Arı, Çıra Yayınları, İstanbul, 2004.

İbnu Deybe, Teysiru’l-Vüsûl ilâ Câmii’l-Usûl, trc. İbrahim Canan, Akçağ Yayınevi, İstanbul, 1993, IX.

İbnu Hacer el-Askalânî, el-İsabe Seçkin Sahabeler, trc. Seyfullah Erdoğmuş, Sağlam Yayınevi, İstanbul, 2008.

Nedvî, Ahmed ve Said Sahib Ensarî, Asr-ı Saadet, trc. Ali Genceli, Şâmil Yayınevi, İstanbul, 1985, II.

Niyaz, Mevlanâ, Kadın Sahabiler, trc. Ali Genceli, Toker Yayınları, İstanbul, 1971.

Suruç, Salih, Kâinatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı, Feza Gazetecilik, İstanbul, 1998, II.

Şennavî, Abdulaziz, Sahabe Hayatından Tablolar (Hanım Sahabeler), trc. Tâceddin Uzun, Uysal Kitabevi, Ankara, 1991, III.

Şiblî, Mevlânâ, Asr-ı Saadet, trc. Ömer Rıza Doğrul, Eser Neşriyat, İstanbul, 1977, II.

 

Yazar: