Siyer-i Nebi Dergisi 32. Sayı Çıktı!

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salât ve selam muhacirlerin imamı Muhammed aleyhisselâm’a, O’nun tertemiz ailesine ve şanlı ashâbına olsun.

Siyer-i Nebî dergisi bu sayısında Allah Rasûlü ve ashâbının mübarek hicretini ele aldı. Onlar sadece Rabbimiz Allah’tır, dedikleri için nice çilelere, eza ve cefalara maruz kalmışlardı. Yıllardır ezilen mustazafların imdadına Yesrib’in yiğit erleri yetişti. Yesribli kardeşlerinin davetiyle müminler muhacir olmuş, Allah rızası için yerlerini yurtlarını terk etmiş, eşlerinden dostlarından ayrılıp yollara düşmüşlerdi. Hicret, peygamberlerin ortak kaderiydi. Ben Rabbime hicret ediyorum, diyerek yollara düşen Hz. İbrahim’den yüzyıllar sonra torunları, Hakkın hâkim olduğu yeni bir dünya kurmak için Yesrib’e gidiyorlardı. Hira Mağarası’nda başlayan mübarek yürüyüş Sevr Mağarası’nda yepyeni bir döneme giriyordu.

Hicretin ne olduğunu, müminlerin neden hicret ettiğini Kureyş’in zalim önderleri çok iyi anlamışlardı. Bu kutlu yürüyüşü engellemek için ne zulümler yapıldı. Nice Müslüman, zincire vurulup yıllarca zindanlarda kaldı. Kâfirler Muhammed aleyhisselâm’ın hicretine mani olmak için toplanmış, Efendimizi öldürmeye karar vermişlerdi. Onların eli silahlı cellâtları, güç ve kuvvetleri vardı. Allah’ın salih ve sadık kulu ise Rabbinin himayesindeydi. İbrahim aleyhisselâm “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.” diyerek gözünü kırpmadan ateşlere yürümüş, Efendimiz de evini saran kâfirlerin ortasından korkusuzca geçmiş, mağarada katiller tarafından kuşatıldığında, “Üzülme Allah bizimle beraberdir.” diyerek arkadaşına moral vermişti. Ateş İbrahim’i yakmamış, kâfirler Muhammed aleyhisselâm’a hiçbir zarar verememişlerdi. Allah Teâlâ kendi uğruna mücadele eden kullarına yardım ediyor, onları yalnız bırakmıyordu.

***

İslam dünyası bugün tarihinin en acı ve karanlık günlerini yaşamaktadır. Yükselen feryatlar, dökülen kanlar çoğunlukla Müslümanlara aittir. Müminler dağılmış, sayısız parçaya ayrılmış, dostluklar yerini kin ve nefrete bırakmıştır. Ümmetin umudu tükenmeye yüz tutmuştur. Bu karanlık dünyayı aydınlatmanın tek yolu ise her birimizin hicret ruhuna, yeniden diriliş ruhuna sahip olması; Allah ve Rasûlü’ne hicret etmesidir.

Hicret Rabbe yönelmek, tüm kötülüklerden uzaklaşıp Allah’a sığınmaktır. Mübarek Ramazan ayı günahlarımızdan tevbe etmemiz ve Rabbimize yönelmemiz için ne güzel bir fırsattır. Allah Teâlâ bizleri bu fırsatı en güzel şekilde değerlendiren kullarından eylesin. Ramazan ayı tüm İslam âlemine hayır ve bereketler getirsin. Âmin.


Yazar: