Efendimizin Hayatına Açılan Pencere

Ünlü Tabakât Yazarı İbn Sa’d

 Ali ERDOĞDU [1] - 

ÜNLÜ TABAKÂT YAZARI İBN SA’D (777-845)

(Ebû Abdillah Muhammed b. Sa’d el-Kâtib, el-Hâşimî, el-Basrî, el-Bağdâdî)

        Hayatı: Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber H. 160/ 777 veya 168/ 785’de Basra’da doğduğu tahmin edilmektedir. Nesebi, Muhammed b. Sa’d b. Munî’ ez-Zührî el-Basrî el-Hâşimî; künyesi Ebû Abdullah şeklindedir. Hicrî 230 / 845 yılında Bağdat’ta vefat etmiştir. Babası veya dedesi Hz. Abbas’ın (ra) azatlı kölesi olduğu için Benî Haşim veya Kureyşî olarak nisbet almıştır. Hocası Vâkidî gibi mevaliden olduğu bilinmektedir.

        Tahsili: İbn Sa’d, ilk yıllarını geçirdiği Basra’da çoğu tabiîn ve tebeu’t-tâbiînden olan Hüseyn b. Beşîr, Vekî’ b. Cerrah, Ebû Âsım en-Nebîl, Ârim b. Fazl, İsmail b. Uleyye, Affân b. Müslim ve Ebü’l-Velîd et-Tayâlisî gibi âlimlerden dinî ilimlerle birlikte Arap dili ve edebiyatı okudu ve onlardan hadis dersleri aldı. İbn Sa’d, ilim öğrenmek için Mekke ve Medine’ye yolculuk yaptı. Medine ve Mekke’deki ikameti sırasında Hz. Peygamber’in(sas) gazve ve seriyyelerinin geçtiği yerleri incelemiştir. İbn Sa’d, Medine’den sonra Rakka’ya ve Dımaşk’a gitmiş, ardından da Bağdat’a giderek ölünceye kadar orada kalmıştır.[2] 

       İlmi Kişiliği: Kendisi Vâkidî’den sonra ilk “Tabakât”[3]  müellifi sayılır. Bağdat’ta aynı zamanda hocası olan Vâkidî’ye kâtiplik yapmış ve “Kâtibü’l-Vâkidî, Sâhibü’I-Vâkidî, Gulâmü’I-Vâkidî”[4]  adıyla şöhret olmuştur. Cerh ve ta’dîl âlimleri İbn Sa’d'ı şerefli, faziletli, doğru sözlü ve genellikle sika bir şahsiyet olarak kabul ederler. Kur’an’ın mahlûk olup olmadığı hakkında şiddetli tartışmaların yaşandığı devrede Me’mun, Bağdat valisine Bağdat ulemasının bu konudaki görüşlerinin ne olduğunu sormasını emretti. Bağdat ulemasından biri olan İbn Sa’d, Halife Me’mun’un istediği gibi cevap verdi. İbn Sa’d bu görüşünden dolayı Mutezilî görülse de güvenilir ve sözüne itibar edilir bir âlimdir. İmam Ahmed b. Hanbel  içinde bulunulan durumun aksine ondan hadis almaya devam etmiştir. Hadis ilminde hâfız derecesinde, yani yüz bin hadîs-i şerîfi râvileriyle ezbere bilen bir âlim olan İbn-i Sa’d’a cerh ve ta’dîl âlimleri, Halku’l-Kur’ân konusundaki davranışından dolayı herhangi bir eleştiride bulunmamıştır.[5]

       Hakkında Söylenenler: Hatîbu’l-Bağdadî, “Kendisi ilim, fazilet, anlayış, adalet ehlindendir. Kendi dönemine kadar sahabe ve tâbiûna dair büyük bir Tabakât telif etti.” Yine “Muhammed, yanımda adalet ehlindendir. Hadîsi onun sıdkına delildir.” derken, İbn Hacer, “Sika, büyük hafızlardan.” Zehebî, “Allame, hâfız” İbn Hallikân ise “Sika”[6]  diyerek hakkında olumlu kanaat bildirmişlerdir.

       Eserleri:  1-Kitâbü’t-Tabakâtü’l-Kebir: İbn Sa’d’ın en meşhur eseridir. Kaynaklarda ve Leiden 1904-1940 baskılarında bu isimle, Arap ve İslam dünyasındaki yaygın olarak kullanılan İhsan Abbas neşri (Beyrut 1957-1968) et-Tabakâtü’l-Kübrâ ismiyle bilinir. Edvard Sachau tarafından 1904-1917 yılları arasında indeksi ile beraber 9 cilt olarak neşredilmiştir. İslam dünyasında Hicâzî Muhammed Halil tarafından dört cild olarak 1939 yılında Kahire’de, İhsan Abbas tarafından dokuz cilt olarak 1957-1958 ve 1968 yıllarında Beyrut’ta neşredilmiştir.

       Tabakât kitaplarının ilki ve günümüze kadar ulaşan en eski kaynaktır. Siyer-Meğâzi ve Tabakât bölümlerinden oluşur. İbn İshak’ın es-Sîretü’n-Nebeviyye[7]  ve Vâkidî’nin Kitabu’l-Megâzi[8]’sinden sonra Hz. Peygamber’in hayatı ve şahsiyeti üzerine kaleme alınmış üçüncü eserdir.[9] 

       Kitap iki ana kısımdan meydana gelir. Birinci kısım Hz. Peygamber’in siretinden; ikinci kısım ise sahabe, tabiin ve onlardan sonra gelen ulemanın hayatlarından bahseder. I. Kitap “Kitabu Ahbâri’n-Nebî” başlığını taşır. Hz. Peygamber’in hayatını çeşitli yönleri ile ele alır. Bu kitabın II. Bölümü’nde ise, Peygamberler tarihi ve başta Hz. Peygamber’in nesebi olmak üzere, çocukluk ve gençlik hayatı anlatılır. Bu kitabın III. Bölümünde ise Medine devri ele alınmıştır. Kitabın II. Cildinin I. bölümü ise Hz. Peygamber’in gazvelerine, II. Bölüm Hz. Peygamber’in, hastalığı, vefatı, defnedilmesi ve mirası konularına tahsis edilmiştir. Ayrıca Medineli meşhur fakihlerin sözlerinin yanında ashab, tabiîn, tebeu’t-tabiîn ile kendi vefat tarihine kadar yaşayan râvilerin hayatları yer alır. III. Cilt, ashabın hayatıyla başlayıp tabiîn ve diğerlerinin hayatı ile devam eder. Burada Hz. Ömer’in fey gelirlerini dağıtırken oluşturduğu divan defterlerindeki sahabe tabakası incelenmiştir.[10]  Son ciltte ise kadın sahabiler yer almıştır. 

       Diğer eserleri ise şöyledir:

1. Kitâbu’t-Tabakât es-Sağîre’nin tek nüshası İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi’nde (nr. 435) bulunmaktadır.[11]

2. et-Târih

3. Kitâbu Ahbâru’n-Nebi

4. el-Kasîdetü’l-Hulvâniyye fi İftihari’l-Kahtaniyyîn ala’l-Adnâniyyîn

5. ez-Zührufu’l-Kasrî fi Tercümeti Ebî Said el-Basrî

        Siyer Çalışmalarına Yaptığı Katkılar: İbn Sa’d’ın Tabakât’ı sayesinde Hz. Peygamber’in  (sas) hayatının tamamı günümüze ulaşmıştır.[12]  Onun bu eseri Hz. Peygamber’in siresinin tamamlayıcısı durumundadır.  Eseri klasik siret yazma metodunun doruk noktasını ifade eder. Kronolojiye önemli yer verir. Zamanımıza kadar gelen bu önemli kitap, “Tabakât” tarzında yazılan en eski biyografi kitabı olup, İbn İshak’ın kitabı ile beraber Peygamberimizin hayatına dair en önemli kaynağımızdır.[13] 

       Vâkidi ve ibn Sa’d ile Medine Tarih Ekolü, Irak Tarih Ekolü’yle birleşmiş ve görevini tamamlamıştır. Bundan sonra iki ekolün birleşmesinden meydana gelen İslam Tarih Geleneği devam edecektir.[14]

       İbn Sa’d, kendisinden önceki siyer metodolojisini geliştirme konusunda, yeni denemelere de girişmiştir.[15]  Bunun yanında Rical ilmine öncülük etmiştir. Tabakât’ı bu alanda bilinen en eski eserdir. Kendisinden sonra Rical konusunda eser yazanları hem içerik hem de metodoloji konusunda etkilemiştir. İbn Sa’d ve Tabakât’ı için şunları özet olarak söyleyebiliriz:

1. İbn Sa’d’ın Tabakât’ı ilk siyer ansiklopedisi olarak nitelendirilebilir.

2. İbn Sa’d; Vâkidî ve kendisinden önceki malzemeyi karşılıklı olarak kullandığı için nakilcidir.

3. Eldeki malzemeye yeni eklemelerde bulunması, kaynaklarının ulaşamadığı haberleri tespit etmesi bakımından da orijinal bir müelliftir.

4. İbn Sa’d, siyer yazıcılığının en son zirvesi olarak kabul edilirken kendisi ile beraber, klasik nakil dönemi, karşılaştırmalı nakil dönemine geçmiştir.

5. İbn Sa’d, delâil haberleri konusunda çığır açmış; delâil, hasâis ve şemail edebiyatı[16]  konusunda eseri ilk nüveyi oluşturmuştur.

        İbn Sa’d için son olarak “Hz. Peygamber’in ahlakı, peygamberliğinin alametleri ve vasıfları konularını ele alan ilk meğazi yazarıdır.” denilebilir.


[1] muallimali@mynet.com

[2] Mustafa Fayda, DİA, XX, 292.

[3]  Tabaka veya Tabakât; hadiste, sahabeden başlamak üzere daha sonraki devirlere kadar, hadis rivayeti ile meşgul olanların meydana getirdikleri gruplara denir. Hadisleri rivayet eden râvîler tabakasının ilk üçünü sahabe, tâbiun ve etbau’t-tâbiîn oluşturur. Değişik meslek gruplarında, esas kabul edilen belli bir tertibe göre, hayat hikâyelerinin toplandığı kitaplara verilen isimdir. Tacuddin Sübki’nin Tabakâtu’ş-Şafiiyyetü’l-Kübrâ’sı ile Taşköprülü Zâde’nin Tabakâtü’l-Hanefiyye adlı eserleri gibi. Bkz. Dini Kavramlar Sözlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları 2009, 545; İlmî çalışma için bkz. Süleyman Genç, İbn Sa’d'in Hayatı ve Eserleri (yüksek lisans tezi, 1987), Dokuz Eylül Üniversitesi.

[4] Mustafa Fayda, DİA, XX, 292.

[5] Age, 294.

[6] Şaban Öz, İlk Siyer Kaynakları ve Müellifleri, 371.

[7] Bkz.Ali Erdoğdu, Siyer- Nebi Dergisi, sayı 8 Ocak-Şubat 2011, 54-56.

[8] Agd sayı. 9 Mart-Nisan 2011, s. 56-57.

[9] Mustafa Fayda, DİA, XX, 295.

[10] Age, 295.

[11] Ramazan Şeşen, Müslümanlarda Tarih- Coğrafya Yazıcılığı, 30.

[12] Sabri Hizmetli, İslam Tarihçiliği Üzerine, 126.

[13] Ramazan Şeşen, Müslümanlarda Tarih- Coğrafya Yazıcılığı, 31

[14] Age, 31.

[15] Şaban Öz, , İlk Siyer Kaynakları ve Müellifleri, 384.

[16] Sabri Hizmetli, İslam Tarihçiliği Üzerine, 127.


Kategori: .Ali ERDOĞDU Diğer Eserleri, O'NU ANLATAN KİTAPLAR

S.a Canlar verdiğin hizmet için Allah razı olsun. Sa’d'ın Tabakâtü’l-Kübrâ Eseri Tükçeye tercüme yapılmış diye duydum; eğer doğruysa bana yayın evi konusunda yardımcı olursanın çok sevinirim şimdiden Allah razı olsun a.s

Suat

Aleykum Selam
Sayın okuyucumuz, İbn Sa’d'ın Tabakâtü’l-Kübrâ Eseri bilgimize göre henüz Türkçeye çevrilmiş değildir.

SİYER-İ NEBİ DERGİSİ

selamunaleykum duyduğum kadarı ile siyer tv de çalışma varmış çeviri.

yaşar yavuz

S.a. İbn Sa’d’ın Tabakâtü’l-Kübrâ Türkçe tercümesini 2-3 yıldır aramaktayım bazı yerlerde tercüme edildi bazı yerlerde tercüme ediliyor gibi bilgilere ulaştım ama gerçek olan şu ki böylesine değerli bir ilim kaynağından mahrum kalmamıza göz yumanlar Allah’ın huzurunda nasıl hesap verecekler bilemiyorum. elin gavuru bugün her istediği bilgiye ulaşırken biz dinimizin kaynağını anlatan şu esere ulaşamıyoruz tembelliğimiz yüzünden, ben iç bir mazereti kabul etmiyorum bu asırda bu teknoloji içinde yaşarken bu kitabın tercümesi yapılmıyorsa tembellikten başka bişeyle izah edilemez. Allah affetsin.

Sadi

Siyer Araştırmaları Merkezi Tabakat’ın çevirisi için çalışıyor şuanda.

agathon

helal olsun aradan 1000 yıl geçmiş ancak türkçeye tercüme edilecek.

şehmus

Aradan bin yıl geçtiği için değil 100 yıl geçip dilimiz katledildiği için tercümeler yapılıyor. Bizler bir zahmet günde 50 firengi kelimesi öğreneceğimize milli ve islami lisanlarımızı öğrensek sorun kalmaz..

faris

Şu anda Siyer Araştırmalar Merkezi türkçe tercümesini yapmakta. 15.04.2014 tarihinde çıkaracaklar inşaallah.

AmmarbinYasir

Sizde yorumunuzu yazın










I'm not a spammer This plugin created by memory cards