Ashabın Dilinden Peygamberimiz

- Hz Ali radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûlullah (sav) her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve nazikti. Asla kötü huylu, katı kalpli, bağırıp çağıran, çirkin sözlü, kusur bulan ve cimri bir kimse değildi. Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayal kırıklığına uğratmaz ve onların isteklerini boşa çıkarmazdı…"

(Tirmizî, Şemâil 160)

.

.

.

Enes b. Mâlik radıyallahu anh anlatıyor:

“Peygamber aleyhisselâm’a on yıl hizmet ettim. Bu süre zarfında en küçük bir azarını bile işitmedim. Yaptığım veya yapmadığım bir şeyden dolayı beni asla eleştirip rencide etmedi. Rasûlullah aleyhisselâm ahlâk bakımından insanların en güzeliydi." 

(Buhârî, Edeb 39; Müslim, Fezâil 13.)

.

.

.

3 - Bir defasında Peygamber Efendimizin huzurunda bulunan bir kimse korkuya kapılmıştı. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ona şöyle buyurdu:
"Rahat ol! Ben kral değilim! Ben, Kureyş’ten kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum."

(İbni Mâce, Et’ime 30; Hâkim, el-Müstedrek, 3, 50)

.

.

.

4Abdullah b. Ömer radiyallahu anhumâ anlatiyor:

"Ben, hayatımda Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem kadar cesur, onun kadar cömert, onun kadar yiğit, onun kadar aydınlık yüzlü ve güzel birini görmedim."

(Dârimî, Mukaddime 10)

.

.

.

5Berâ bin Azib radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem uyumak istediği zaman sağ ta rafına yatar, sağ elinin içini sağ yanağının altına koyar, sonra da şöyle duâ ederdi:

"Rabbi kınî azâbek, yevme teb'asü ibâdek: Yâ Rabbî! Kullarını ye niden dirilttiğin günde, beni azâbından koru!"

(Tirmizî, Daavât 18)

.

.

.

6 - Hz. Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin tabiatında aslâ kabalık yoktu; o hiçbir zaman kaba ve kırıcı davranmazdı. Çarşı pazarda insanlarla çekişip yüksek sesle konuşmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek şöyle dursun, kötülük yapanı affedip bağışlardı."

(Tirmizî, Birr 69.)

.

.

.

7 - Enes b. Mâlik radıyallahu anh anlatıyor:

Hz. Peygamber secdede idi. Torunları gelip sırtına çıktılar, onlar ininceye kadar secdeden kalkmadı. Orada bulunanlar; "Ey Allah'ın Resulü bu namazda secdeyi uzun tuttunuz. Artık secdeleri böyle mi yapacağız, diye sordular. Hz. Peygamber; "Hayır, torunlarım sırtıma çıkmıştı, onların inmesini bekledim." dedi.

(Nesâî, İftitah 83)

.

.

.

8 - İlk vahiy geldiğinde Müminlerin annesi Hz. Hatice radiyallahu anhâ, Efendimiz aleyhisselama şöyle seslendi:

Yemin ederim ki Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen;akrabanı gözetirsin,doğru konuşursun,
işini görmekten âciz kimselerin elinden tutarsın, yoksulları kayırırsın,misafirleri ağırlarsın,haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin."

(Buhâri, "Bed 'ü'l-vahy", 3; Müslim, "İmân", 252)

.

.

.

9 - Câbir b. Semüre radıyallahu anh anlatıyor:

“Mehtaplı bir gecede Resûl-i Ekrem Efendimizi kırmızı renkli bir elbise içinde gördüm. Hangisinin daha güzel olduğunu anlamak için bir O'nun yüzüne bir de Ay’a baktım. Yemin ederim ki, bence O'nun mübarek yüzü Ay’dan daha güzeldi.”

(Tirmizî, Edeb 47; Dârimî, Mukaddime 10.)

.

.

.

10 - Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den umre yapmak için izin istedim. İzin verdiler ve: “Sevgili kardeşim, bizi duânda unutma!” buyurdular.
Hz. Ömer sözüne şöyle devam etti: “Peygamber Efendimiz’in bu sözüne karşılık bana dünyayı verseler, o kadar sevinmezdim!”

(Ebû Dâvûd, Vitr, 23; İbn-i Mâce, Menâsik, 5)

.

.

.

11 - Üsâme b. Zeyd radıyallahu anh anlatıyor:

Allah Rasûlü aleyhisselam beni alır, bir dizine oturtur, torunu Hasan b. Ali'yi de öbür dizine oturturdu. Sonra bizi bağrına basıp şöyle derdi:

"Allah'ım bu ikisine merhamet et! Ben onlara merhamet ediyorum!"

(Buhârî, Edeb, 22)

.

.

.

12 - Allah Rasülü aleyhisselam'ın evde neler yaptığı sorulduğunda Hz. Âişe radiyallahu anhâ şöyle cevap vermiştir: 

"O, herkes gibi bir insandı. Elbisesini temizler, koyununu sağar, kendi ihtiyaçlarını kendisi görürdü." 

(Ahmed b. Hanbel, VI, 256.) 

Yeni yorum ekle

Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.