Yeni yorum ekle

Ahzâb Sûresi

1. Peygamber mü'minlere kendi canlarından daha yakındır; onun eşleri de mü'minlerin anneleridir. Akrabalar ise, birbirlerine, diğer mü'minlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar; ancak dostlarınıza bir iyilik yapacak olursanız o başka. Bunlar, kitapta böylece yazılmış bulunmaktadır.

Ahzâb Sûresi 33/6

 

2. Ey iman edenler! Allah'ın size bahşettiği şu nimetini hatırlayın: Üzerinize düşman orduları geldiğinde, Biz de hemen onların üzerine şiddetli bir rüzgâr ile sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Çünkü Allah sizin ne yaptığınızı çok iyi görüyor.

Ahzâb Sûresi 33/9

 

3. O sırada düşman üstünüzden ve altınızdan size saldırmıştı da korkudan gözler kaymış, yürekler ağızlara gelmiş, siz de Allah hakkında olmadık zanlara kapılmıştınız. Mü'minler orada, şiddetli bir sarsıntıya tutulmuş halde inanıyorlardı." Münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlar ise, "Meğer Allah ve Resûlü bize sadece kuru vaatlerde bulunmuşlar" diyorlardı.

Ahzâb Sûresi 33/10-11-12

 

4. De ki: O size bir kötülük dilerse sizi Allah'tan kim koruyabilir, yahut size bir rahmet murad ederse buna kim engel olabilir? Onlar kendilerine Allah'tan başka ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.

Ahzâb Sûresi 33/17

 

5. Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çok anan kimseler için, Allah'ın elçisinde size güzel bir örnek vardır.

Ahzâb Sûresi 33/21

 

6. Mü'minler düşman topluluklarını karşılarında gördüklerinde, "İşte Allah ile Resûlünün bize vadettiği zafer; demek ki Allah ve Resûlü doğru söylemiş" dediler; bu durum onların sadece iman ve teslimiyetini arttırmıştı.

Ahzâb Sûresi 33/22

 

7. Mü'minlerden, Allah'a verdiği söze sâdık kalan adamlar da vardır. Onlardan kimi sözünü yerine getirip O'nun yolunda can vermiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü hiçbir şekilde değiştirmemişlerdir.

Ahzâb Sûresi 33/23

 

8. Evlerinizde ağırbaşlılıkla oturun, daha önce Câhiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın, namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i beyt, Allah sizden her türlü kirliliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.

Ahzâb Sûresi 33/33

 

9. Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mü'min kadınlar, Allah'ın emirlerine itaat eden erkekler ve Allah'ın emirlerine itaat eden kadınlar, doğruluk sahibi erkekler ve doğruluk sahibi kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, Allah'a karşı saygılı ve alçakgönüllü erkekler ve Allah'a karşı saygili ve alçakgönüllü kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler ve Allah'ı çok anan kadınlar; işte bunlar için Allah hem bağışlanma hem de pek büyük bir mükafat hazırlamıştır.

Ahzâb Sûresi 33/35

 

10. Allah ve Resûlü bir konuda hüküm bildirdiği zaman, ne bir mü'min erkeğin, ne de bir mü'min kadının, o konu da başka bir tercihte bulunma hakları yoktur. Allah'a ve Resûlüne isyan eden ise apaçık bir sapıklığa düşmüştür.

Ahzâb Sûresi 33/36

 

11. Peygamberler, Allah'ın gönderdiklerini eksiksiz olarak tebliğ eden Allah'tan korkan ve O'ndan başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Hesap görücü olarak da Allah kâfidir.

Ahzâb Sûresi 33/39

 

12. Muhammed içinizden hiçbir erkeğin babası değildir. Fakat o, Allah'ın elçisidir ve bütün peygamberlerin sonuncusudur. Allah ise her şeyi hakkıyla bilmektedir.

Ahzâb Sûresi 33/40

 

 

 

13. Ey iman edenler! Allah'ı çok zikredin. Sabah akşam O'nu tesbih edin."

Ahzâb Sûresi 33/41-42

 

14. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize O rahmetini indirir; O'nun melekleri de sizin için dua eder. O mü'minler hakkında pek merhametlidir. Allah'a kavuştukları gün, "Selâm!" diye karşılanacaklardır. Allah onlar için güzel bir mükâfât hazırlamıştır.

Ahzâb Sûresi 33/43-44

 

15. Ey Peygamber! Biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı, O'nun izniyle Allah'a çağıran bir dâvetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik. Mü'minlere de, Allah'tan pek büyük bir lütuf ve ikrama erişeceklerini müjdele.

Ahzâb Sûresi 33/45-46-47

 

16. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme; onların eziyetlerine aldırma. Sen Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter."

Ahzâb Sûresi 33/48

 

17. Ey iman edenler! Peygamber'in evlerine, izinsiz ve yemek vakti dâvetsiz olarak girmeyin; yemek için çağrıldığınızda da davet vaktinden önce gidip orada beklemeyin. Yemeğe çağrıldığınız zaman girin; yediğinizde de bir birinizle sohbete dalmadan hemen dağılın. Bu hareketiniz Peygamber'i rahatsız ediyor; ancak o size bunu söylemekten sıkılıyor. Allah ise hakkı açıklamaktan çekinmez. Peygamber hanımlarından bir şey isteyeceğiniz zaman da onu perde arkasından isteyin. Sizin kalbiniz için de, onların kalpleri için de böylesi daha nezihtir. Peygamber'i üzmek de, onun ölümün den sonra hanımlarını nikâhlamak da size ebediyen yasaklanmıştır. Bunları yapmanız Allah katında büyük bir günahtır.

Ahzâb Sûresi 33/53

 

18. Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.

Ahzâb Sûresi 33/56

 

19. Allah'ı ve Resûlünü incitenleri ise Allah dünyada da, âhirette de lânetlemiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.

Ahzâb Sûresi 33/57

 

20. Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle, örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların iffetli hanımlar olarak tanınmaları ve eziyete uğramamaları için daha uygundur. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Ahzâb Sûresi 33/59

 

21. İnsanlar sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de onun vakti çok yaklaşmıştır.

Ahzâb Sûresi 33/63

 

22. "Rabbimiz!" derler. "Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik. Onlar da bizi yoldan çıkardılar. "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden mahrum et!"

Ahzâb Sûresi 33/67-68

 

23. Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve gerçeği söyleyin. Böylece Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resûlüne itaat ederse, pek büyük bir murada ermiş demektir.

Ahzâb Sûresi 33/70-71

 

24. Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik. Onlar buna hâinlik etmekten çekinip korktular, insan ise emânete hâinlik etti. Çünkü o çok zâlim, çok câhildir.

Ahzâb Sûresi 33/72

 

 

Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.