O'na (s.a.s) Gönül Verenler

Akif Babalı'nın Vefatının 14. Yılı Anısına Sarı Saltuk Babanın İzinde Yıldızlı Bir Davetçi; AKİF BABALI

Akif Abi bize sadece öğüt vermez; bazen de kitap almak ve irşad faaliyetlerinde kullanmak üzere cebimize harçlık koyardı. Ayrıca seyahate, ziyaretleşmeye önem verirdi. Zaman zaman düşünürdüm, bu adam işine, ailesine nasıl zaman ayırıyor, diye. Sonradan fark ettim ki; Akif abi bu özelliğini ömrünü adadığı İslamî çalışmalardan almıştı.

Bir Baba İnsan: AKİF BABALI

Bazen canınız sıkkın olduğunda görsem, konuşsam dediğiniz insanlar vardır ve onlarla görüşünce olumsuz ruh halinden kurtulursunuzya Akif Babalı öyleydi işte. Her zaman güleç ve aydınlık bir yüz, asla ötekilemeyen, ötekileştirmeyen, itici olmayan bir üslup, işleri kolaylaştıran, sevdiren, kendine çeken bir tavır.

Göklerin Öğrencisi; Asım Gültekin

Güzel insandı, vefalı bir dosttu merhum; yüreği iman ve ihlâs doluydu. Muazzam bir enerjiye sahipti. Ne zaman nerede görüşsek mutlaka bir işle meşguldü. Meşguliyeti de hep Hak üzereydi. Hep bir koşturmaca içindeydi. Programlar, projeler, organizasyonlar, yazılar, dergiler, sohbetler birbiri ardınca onu bekliyordu. Dertliydi. Derdini seven bir insandı. Derdi; İslâm’dı.

Numûne-i İmtisâl Başka Kim Olur ki Derdim Hep: Akif Babalı’nın İzinde

O ümmetin adamıydı. Milletler, gruplar, cemaatler üstü bir adam. Irkçılıktan nefret eder, cemaatçiliğe asla prim vermezdi. Çatısı altında gayet memnun olduğu ve orada bulunmaktan gurur duyduğu harekete olan mensubiyeti, onun görüşlerini, temaslarını, diyaloglarını asla kısıtlamadı.

İmam Abdullah Harun

Abdullah Harun, mücadelesinin amacını şu cümlelerle ortaya koyuyordu: "Bizim amacımız beyaz ırkı yok edip yerine siyah ırkı getirmek değildir. Maddeye dayanan bir ayaklanma hiç değildir. Bizim davamız Allah'ın hükümleriyle hükmetmeyen ırkçı-laik Güney Afrika Cumhuriyetine karşıdır. Müslüman olsun, Hıristiyan olsun, beyaz olsun, siyah olsun insanları sömürüden ve zulümden kurtarıp özgürlüklerine kavuşturmaktır. Biz ırkçı değiliz. Biz insanların bir tarağın dişleri gibi eşit olduğuna inanırız. Ve her kim olursa olsun bu inancımızı kaim kılıncaya kadar mücadeleden geri durmayacağız."

Yüreğiyle Konuşan Adam: Ömer Döngeloğlu

"Bizim pek yapamadığımız bir şeyi yapıyordu Ömer Hoca: Hz. Peygamber’i (sav), sahabe-i güzîni o kadar güzel, o kadar sarsıcı, o kadar canlı anlatıyordu ki, sözleri, insanı yüreğinden yakalıyor, yıkıyor, yakıyor, arındırıp kendine getiriyordu. Rahmet elçisini, ashabını anlatmıyordu, yaşıyordu. İliklerine kadar hem de!

Ümmetin Yüreği

O mukaddes bir sevdaya tutulmuştu. Sürekli bir hayrın, güzel bir ölümün peşindeydi. Ölümü hep yakasında gezdirdi, taze bir gül gibi… Ruhu hiç yaşlanmadı, ateşi hiç küllenmedi, heyecanı hiç sönmedi. Hayatı yürümekle geçti. Karlı dağlar, bulutlu zirveler, uzak ülkeler; mevsimler aştı. Üç kıtaya merhamet dağıttı. Onun için bu dünyada sınır yoktu.

Bir Gayret İnsanı "Mülayim TEKİN"

Mülayim Hoca, kursun resmiyette müdürüydü; fakat onu bazen yemekhanede yemek dağıtırken bazen de sırtında yurt için getirilen malzemeleri taşırken görebilirdiniz. Aslında Mülayim Hoca, Soğanlık Talebe Yurdu’nun her şeyiydi.

Samimiyet ve Gayret Ehli Bir Ağabey: Bahattin Yıldız

Bize Allah için var olmayı, mücadele etmeyi, yılmamayı, dostluğu, kardeşliği öğreten bir önderdi o. Ümmetin yetimlerine sahip çıkmayı, gariplerle ilgilenmeyi, gençlerle birlikte olmayı, derdimizi sevmeyi, samimiyetle gayret etmeyi miras bıraktı bize.
RSS - O'na (s.a.s) Gönül Verenler beslemesine abone olun.