Tevbe Sûresi

1. Yoksa siz, Cenâb-ı Hak, içinizden cihad edenleri; Allah'tan, Resûlünden ve mü'minlerden başkasını dost edinmeyenleri ortaya çıkarmadıkça; öyle kendi halinize bırakılacağınızı mi sandınız? Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Tevbe 9/16.

.

2. Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazını gereği gibi kılan, zekâtını veren ve yalnız Allah'tan korkanlar onarıp ziyaret eder. Doğru yola ermiş olmaları umulanlar işte bunlardır.

Tevbe 9/18.

.

3. Siz, hacılara su vermeyi. Mescid-i Harâm’ı onarmayı: Allah'a ve ahiret gününe inanıp, Allah yolunda cihad edenlerin yaptığı işle bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah yanında bir değildir. Allah, öyle zâlimlere doğru yolu göstermez."

Tevbe 9/19.

.

4. İman edip hicret eden ve Allah katında mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerin, Allah katındaki mertebeleri pek büyüktür. Muradına erenler işte onlardır.Rableri onları, rahmetiyle, hoşnutluğuyla ve içinde ebedî nimetler bulunan cennetlerle müjdeler.Onlar o cennetlerde ebediyen kalacaklardır. Çünkü büyük mükâfât Allah katındadır.

Tevbe 9/20-21-22.

.

5. Ey iman edenleri! Eğer inkârı imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyiniz. İçinizden kim onları dost edinirse onlar zâlimlerin tâ kendileridir. De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, yakın akrabanız, kazandığınız mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret ve sevdiğiniz meskenleriniz size Allah'tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise o zaman Allah'ın azap emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, yoldan çıkmış topluluğa aslâ doğru yolu göstermez.

Tevbe 9/23-24.

.

6. Yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur" dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Onların geveleyip durduğu bu asılsız sözler daha önceki kâfirlerin sözlerine benzemektedir. Allah kahretsin onları! Nasıl da haktan bâtıla doğru çevriliyorlar?

Tevbe 9/30.

.

7. Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve özellikle de Meryem oğlu Mesih'i rab edinmişlerdi. Oysaki onlar, Kendisinden başka ilâh olmayan, tek bir Allah'a kulluk etmekle görevli idiler. Allah, onların ilâhlık yakıştırdığı şeylerden çok uzaktır.

Tevbe 9/31.

.

8. Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden pek çoğu halkın malını haksız yere yerler ve onları Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanları pek acı bir azap ile müjdele!

Tevbe 9/34.

.

9. Ey iman edenler! Size ne oldu ki, Allah yolunda topyekûn savaşa çıkın dendiğinde, olduğunuz yere çakılıp kaldınız. Yoksa âhirete karşılık dünya hayatına mı râzı oldunuz? Ahiretin yanında dünya zevki hiç denecek kadar azdır.

Tevbe 9/38.

.

10. Eğer Peygamber'e yardım etmezseniz, Allah ona bir zamanlar yardım ettiği gibi yine edecektir. Hani kâfirler onu yurdundan çıkardıklarında, iki kişiden biri olarak mağarada iken yanındaki arkadaşına: "Üzülme! Allah bizimle beraberdir." diyordu. Nitekim Allah, ona gönlünü rahatlatan iç huzuru verdi, onu görmediğiniz ordularla destekledi ve kâfirlerin dâvâsını alçalttı. Çünkü yüce olan dâvâ yalnız Allah'ın dâvâsıdır. Allah karşı konulmaz bir kuvvete sahiptir ve her şeyi yerli yerince yapandır.

Tevbe 9/40.

.

11. De ki: "Allah bizim için ne yazdıysa başımıza ancak o gelir. O, bizim mevlâmızdır. Mü'minler sadece Allah'a tevekkül etsinler."

Tevbe 9/51.

.

12. Onların yaptığı bağışların kabulüne engel olan şey, Allah'ı ve Resûlünü inkar etmeleri, namaza üşene üşene kalkmaları ve bağışları gönülsüzce yapmalarıdır.

Tevbe 9/54.

.

13. Sadakalar Allah'ın bir emri olarak, yalnızca fakirlere, miskinlere, zekât gelirlerini toplayıp dağıtan görevlilere kalpleri İslâm'a ısındırmak istenen kimselere; özgürlüğüne kavuşturulacak kölelere, borcunu ödemekte güçlük çeken borçlulara, Allah yolunda cihad edenlere ve yolda kalmış yolculara verilir. Allah her şeyi bilir, her şeyi yerli yerince yapar.

Tevbe 9/60.

.

14. Münafık erkekler ve münafık kadınlar, hepsi birbirinden yanadır. Kötülüğü teşvik edip iyilikten sakındırırlar. Elleri de sıkıdır. Allah'ı unuttukları için Allah da onları unutmuştur. Münafıklar yoldan çıkmışların tâ kendileridir.

Tevbe 9/67.

.

15. Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostu ve yardımcısıdır: Onlar iyiliği emir ve tavsiye eder, kötülükten sakındırırlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. Allah da onlara merhametiyle muâmele edecektir. Şüphesiz Allah karşı konulmaz bir kuvvete sahiptir, her şeyi yerli yerince yapar.

Tevbe 9/71.

.

16. Ey Peygamber! Kâfirler ve münafıklarla savaş; onlara karşı sert davran. Onların barınağı Cehennem'dir; orası ne kötü bir yerdir!

Tevbe 9/73.

.

17. O münafıklar için Allah'tan ister af dile, ister dileme! Bir şey değişmez. Onlar için yetmiş defa af dilesen bile Allah onları affetmeyecektir. Çünkü onlar, Allah'ı ve Resûlünü inkâr etmişlerdir. Allah yoldan çıkmış topluluğa doğru yolu göstermez.

Tevbe 9/80.

.

18. Onlardan hiçbirinin cenaze namazını kılma! Kabirlerine de uğrama! Çünkü onlar, Allah'ı ve Resûlünü inkâr etmiş ve yoldan çıkmış olarak ölmüşlerdir.

Tevbe 9/84.

.

19. Muhacir ve Ensardan İslâm'a ilk girenler ile bunların yolunu samimiyetle izleyenlerden Allah râzı olmuş, onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır ve Allah onlara içinde ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. Orada ebediyen kalacaklardır. En büyük bahtiyarlık işte budur.

Tevbe 9/100.

.

20. Onlardan bir kısmı da Müslümanlara zarar vermek, kâfirleri desteklemek, mü'minlerin arasında ayrılık çıkarmak, daha önce Allah ve Resûlüne karşı savaşmış kimsenin gelişini gözlemek için bir mescid bina etmiş kimselerdir. Üstelik bunlar, "Biz bu mescidi yaparken iyilikten başka bir şey düşünmedik" diye yemin de ederler. Allah şâhittir ki, onlar yalancıdır.Sakın o mescidde namaz kılma! Daha ilk günden temeli Allah korkusu üzere atılan bir mescid, senin namaz kılmana daha uygundur. Orada tertemiz olmayı sevenler vardır. Allah da zaten tertemiz olanları sever.

Tevbe 9/107-108.

.

21. Şüphesiz Allah mü'minlerden Cennet karşılığında canlarını ve mallarını satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allah'ın Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da bildirdiği gerçek vaadidir. Vaadine Allah'tan daha vefalı kim vardır? O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu  alışverişten dolayı sevinin. En büyük bahtiyarlık işte budur.

Tevbe 9/111.

.

22. Onlar; günahlarına tövbe eden, ibâdetle meşgul olan, hamdeden,  seyahat eden, rükû ve secde eden, iyiliği emir ve tavsiye edip kötülükten sakındıran ve Allah'ın koyduğu sınırlar gözetenlerdir. Sen böyle mü'minleri müjdele!

Tevbe 9/112.

.

23. Ne Peygamber'in, ne de mü'minlerin; yakın akrabaları bile olsa, cehennemlik oldukları açığa çıktıktan sonra, müşriklerin bağışlanmalarını Allah'tan dilemeleri uygun değildir.

Tevbe 9/113.

.

24. Bununla beraber, mü'minlerin hep birden savaşa gitmesi doğru değildir. Her topluluktan bir kısmı savaşa gitmeli; bir kısmı da ilimde derinleşip savaşa gidenler geri döndüğünde onlara Allah'ın emir ve yasaklarını bildirmelidir. Belki böylece onlar da yanlışa düşmekten sakınırlar.

Tevbe 9/122.

.

25. Andolsun ki size kendi içinizden bir Peygamber gelmiştir. Sizin sıkıntıya düşmeniz ona pek ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Tevbe 9/128.

.

26. Bütün bunlara rağmen, onlar yine de sana inanmaktan yüz çevirirlerse, de ki: "Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na tevekkül ettim. O, muhteşem Arş'ın sahibidir."

Tevbe 9/129.

 

Yeni yorum ekle

Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.