Hz. Muhammed

Cömertti

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem halkın en cömerdiydi. Onun en cömert olduğu zaman da Ramazan'dı. Cebrâil ile buluştukları aydı. Cebrâil aleyhisselâm her gece Resûlullah'a gelir, kendisiyle Kur'ân-ı Kerîm'i müzâkere ve mukabele ederdi.

Sözüne Sadıktı

O sallallahu aleyhi ve sellem Abdullah b. Ömer radıyallahu anh’in rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyordu: "Verdiği sözde durmayıp cayan gaddar kişi için Kıyâmet gününde bir bayrak dikilir, "Bu adam, falan oğlu falandır, gadretmiştir” diye ilan edilir."

Hayatınızın En Büyük Gerçeğini Hiç Düşündünüz Mü?

Hayatının en önemli gerçeğini hiç düşündün mü? Hani şu varlığını borçlu olduğun gerçeği. Her ne kadar kimi insanlar bu apaçık gerçeği kabul etmeseler ya da onu bile bile görmezden gelseler de bu gerçek ortadan kalkmaz ve öneminden bir şey kaybetmez. Çünkü bir şeyin önemi, onun sayesinde elde edilecek faydaya veya onunla emin olunacak zarara göre ölçülür.

Hz. Peygamber (s.a.s)'in Yüksek Ahlâkı

Sevgili Peygamberimiz, çocukluğundan itibaren en üstün ahlâki duygulara sahipti. Gerek çocukluk, gerekse gençlik yılları akranlarından çok farklı geçti. Kötülüklerin her çeşidinin son derece yaygın olduğu bir toplumda, Cenab-ı Hak, son peygamber olarak görevlendireceği Hz. Muhammed'i çocukluğundan itibaren Cahiliyenin bütün kötülüklerinden korumuştu

Peygamberini Sevmeli, Saymalı

İyi mü’min; Peygamberini canından ileri tutmalıdır. Bunu Allah Teâlâ istemektedir. Onu ana babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmelidir. Hem Allah’ı hem Resûlullah’ı evrendeki her şeyden daha çok sevmedikçe mümin adını almak mümkün değildir.

SAYGI ve SABIR

Üzüntü ve sevinç zamanları insan irade ve direncinin kırık olduğu anlardır. Bu tür zamanlarda ağızdan çıkacak bir kelime veya cümle insanın mahcubiyetine, Müslümanın imandan mahrumiyetine bile sebep olabilir. Bu sebeple de tehlike pek büyüktür.

Farklı Ortamlarda Müslümanca Yaşamak

“Ben Müslümanlardanım” demenin tabiî ve fiili sonucu olan müslümanca yaşamak konusunu ortam bakımından iki başlık altında ele almak mümkün gözükmektedir: Ümmet-i icâbet (Müslümanlar) ile beraber Müslümanca yaşamak, Ümmet-i dâvet (ğayr-i müslimler) ile beraber müslümanca yaşamak.

Peygamberimiz Seni Görseydi

Efendimiz aleyhisselam’a en çok Abdullah b. Mesud’un benzediği söylenirdi. Aslında Abdullah zayıf, çelimsiz biriydi. Ama namaz kılışı başta olmak üzere her türlü davranışıyla Efendimiz aleyhisselam’ı andırırdı. Bu hiç de garip değildi. Zira o, Müslüman olduğu andan itibaren...

Bir Lanetli Gelenek: İsrailoğulları ve Yahudiler

Bugün medya gücünü son derece etkili biçimde kullanan Siyonistler, insanlığın tek kurtuluş umudu olan İslâm’ın nûrunu söndürmek ve onu terörizmle, gerilikle özdeşleştirmek için her şeyi yapmakta ve İslam’da -sözde- çarpıklıklar arayarak insanların zihinlerinde kuşkular uyandırmaya çalışmaktadırlar.

Müslümanların Boykotla İmtihanı

Mekke’nin firavunları, aldıkları bu kararla Hâşimoğullarıyla olan tüm akrabalık bağlarını koparıyor; ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan Hâşimoğulları’nı çökertmeyi ve onları Muhammed aleyhisselâm’ı teslime mecbur etmeyi düşünüyorlardı.
  •  
  • toplam 57 içinde 1
  • ››
RSS - Hz. Muhammed beslemesine abone olun.