Halit AKILLI

İraşî'nin Hikayesi

Temiz insan fıtratı, zulmün, haksızlığın ve savaşın olmadığı huzurlu bir yaşam sürmek ister. Âdemoğlunun olduğu bir dünyada ise zulüm hep var olagelmiştir.

Resûlullah (s.a.s)’ın Ümmetine Düşkünlüğü

Allah Teâlâ sonsuz merhametiyle insanlara; korku duymamaları ve mahzun olmamaları,[1] hidayet yolunu bulmaları için, kendilerini kötülüklerden ve inkârdan temizleyen, kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur.[2]

Ümmetin Firavunu Ebû Cehil - I

Hangi çağda yaşarsa yaşasın insanın istek ve arzuları, hırsları genel olarak aynıdır. Bir gerçeği kabul ve retler, ortaya atılan itirazlar farklı gibi gözükse de aynı duygu ve mantık içerisinde gerçekleşir. İnsanların dış kalıpları farklıdır ancak davranış kalıpları birbirine çok yakındır.

Ramazan Sonrası…

Hayat, hiç ara vermeden devam ediyor ve zaman, belirlenmiş ecele doğru hızlı bir şekilde akıyor. Allah’a olan kulluğumuzun da ebediyete uzanan bu çizgide sürekli devam etmesi gerekiyor.

Çekişmeyin! Yoksa Gücünüz Gider*

Ümmetin vahdeti hedefinin gerçekleştirilmesinde Rasûlullah’ın (s.a.s) metodunun izlenmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçektir. Rasûl-i Ekrem, 23 yıllık risalet görevinden sonra ümmetine miras olarak Kur’an ve Sünnetini bırakmıştır. Kur'an idrakimiz ve sünnet kültürümüz, Müslümanlığımızın kalitesi ve güzelliğinin ölçüsüdür.

Bayram… Mutluluk Ve İbadet

Bir ay boyunca şeytanın vesveselerinden, nefsin normal zamanlarda helal olan isteklerinden Rabbini memnun etmek için uzak kalabilen Müslümanlar, kötülüklere galip gelebilmenin ve iradeye hâkim olabilmenin mutluluğunu dostlarıyla paylaşarak bayram yaparlar.

Peygamber’in Vezirleri

Müslümanların güzel gördükleri Allah (c.c) katında da güzeldir. Onların kötü gördükleri Allah katında da kötüdür.”[1]

Ümmetin Firavunu Ebû Cehil - III

“Bu, Allah’a karşı Firavundan daha azgındı. Zira Firavun, öleceğini anladığında Allah’ın birliğini ikrar etti. Bu ise öleceğini anladığında Lât ve Uzzâ'ya dua etti.”

Ümmetin Firavunu Ebû Cehil - II

Ebû Cehil her fırsatta Hz. Peygamber’i izliyordu. Onun biriyle konuştuğunu gördüğü anda hemen konuşulan kişinin yanına gidiyor ve Hz. Peygamber’in anlattıklarını alaya alıyor, İslam davetini engellemeye çalışıyordu. Şehre gelen hacılar ve tüccarlarla Hz. Peygamber’in görüşmesine engel oluyordu.

Übeyy b. Halef

Übeyy b. Halef b. Vehb b. Huzafe b. Cumah da bu bedbahtların en önemlilerinden birisidir. Übeyy, Hz. Peygamberden o kadar nefret ediyordu ki Efendimizi öldürmek için sürekli fırsat kolluyordu.
RSS - Halit AKILLI beslemesine abone olun.