Dört Halife

Mekke Dar Gelince

Merhametsiz kâfirler bütün Müslümanları bir mahallede toplayıp, onları imha etmeye karar verdiklerinde, güzel Mekke sadece fakir ve kimsesizlere değil, ona da dar geldi. İnsan, dinini Allah’ın istediği gibi yaşayamadıktan sonra Mekke’de yaşamanın ne değeri olabilirdi.

Öyle Özlüyorum ki Ali'yi‏

Hz. Alinin şehadetinden sonra Muaviye b. Ebî Süfyân Âmir'e, Hz. Ali'yi ne kadar sevip özlediğini sorduğunda Âmir şu cevabı vermişti: Hz. Mûsâ'nın annesi, Mûsâyı Nil'e bıraktıktan sonra onu nasıl özlediyse, ben de o haldeyim, belki ondan daha çok hasret çekiyorum.

Osman b. Affân (r.anh)

Hz. Osman engin bir haya duygusuna sahipti. Hz. Peygamber onun için “ Kendisinden meleklerin haya ettiği kimseden ben haya etmeyeyim mi?”, “Her peygamberin cennette bir refiki vardır. Benim cennetteki refikim de Osman’dır” buyurmuştur.

Ömer b. Hattâb (r. anh)

Zâhidâne bir hayat süren Hz. Ömer, halifeliği süresince beytülmalden ihtiyacı dışında bir şey almamaya dikkat etmiş, sıradan bir Kureyşli gibi yaşamıştır. Hz. Peygamber onun hakkında, "Sizden önceki toplumlarda Allah'ın kalplerine ilham verdiği kimseler vardı. Eğer benim ümmetimde de böyle kimseler varsa -ki şüphesiz vardır- muhakkak Ömer de onlardandır" buyurmuştur.

Ebû Bekir (r. anh)

Hz. Ebû Bekir, Rasûl-i Ekrem’in kayınpederi, en yakın dostu, sırdaşı, vahiy katibi idi. Hz. Peygamber bütün işlerinde ona danışırdı. Bu sebeple kaynaklarda kendisinden “Peygamber’in veziri” diye söz edilmektedir.

Hz. Ömer Kızını Diri Diri Toprağa Gömmüş müdür?

Hz. Ömer'in kızını diri diri gömmüş olması mümkün değildir. Zira Hz. Ömer müslüman olmadan önce üç evlilik yapmış, bu evliliklerden dört erkek ve bir kız çocuğu olmuştur. Hz. Ömer'in bu tek kızı, en büyük çocuğu olan ve İslamdan beş sene evvel doğan, Hz. Hafsa'dır.

Adaletin Timsali

“Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu, Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer’den onu!”

Siyer-i Nebi Dersleri 26: Hz. Ömer

“Ömer’in Müslüman oluşu bir fetih, hicreti zafer, halifeliği Allah’tan rahmetti. Biz, Ömer Müslüman oluncaya kadar Kâbe'de namaz kılamazdık. O Müslüman olunca Kureyş’le savaştı, mücadele etti. O Kâbe’nin yanında namazını kıldı. Biz de onunla namaz kılabildik.”

Sıcakta Gölge, Soğukta Sütre: Hz. Ebû Bekir – III

Medine’ye hicret izni (emri) verilip sahabîler gruplar halinde yola çıktıklarında Hz. Ebû Bekir’i bir heyecan kapladı. O da bu emri yerine getirmek istiyordu.

Sıcakta Gölge, Soğukta Sütre: Hz. Ebû Bekir – II

Hz. Ebû Bekir, Müslüman olduktan sonra ne hazarda ne seferde Allah Resûlü’nün yanından hiç ayrılmadı. Can yoldaşı oldu. Sıcakta gölgesi, soğukta sütresiydi.
RSS - Dört Halife beslemesine abone olun.