|
|
|
 |
|
 |
EFENDİMİZİN MÜTEVAZILIĞI
O güzel insanın, o güzel hayat hikâyesini incelediğimizde, gördüğümüz en güzel, en örnek davranışlardan biridir tevazu. Adeta O’nunla doğmuş gibidir bu haslet. Adeta O’nunla öğrenmiştik; ‘Tevazu ne demek?’ Allah’ın yanında en âlâ derecede iken, ne gerekti herkes gibi olmaya çalışmak, ne gerek?
Allah Rasulü’nün alçak gönüllülüğü, İslâm’ı yayma aşamasında, insanların kalplerini fethetmeyi daha da kolaylaştırıyordu. Rasulullah (sav), Allah’ın, kendisini ashabı arasında imtiyazlı görmekten hoşlanmayacağını düşünüyordu. Yabancı biri, ashabı ile otururken O’nun meclisine geldiğinde, o kadar mütevazı idi ki O, ashabı ile kaynaşıp onlar gibi göründüğünden, yabancı biri tarafından tanınmıyordu. Hatta hicret sırasında Ebu Bekir (ra)’i Peygamberimiz (sav) bile sanmışlardı.
Yazının
Devamı>>> |
|
| (18 Ağustos 2008) |
Yorum: 5,Okuma: 91
| |
|
 |
 |
|
 |
RABBE KOŞULSUZ TESLİM OLANLAR-1
İbni Abbas radıyallahu anhümânın rivayet ettiğine göre Efendimiz(s.a.s) şöyle anlatır:
Hz.İbrâhim (a.s), İsmâil’in annesi (Hâcer) ile henüz memedeki oğlu İsmâil’i(a.s) alıp Mekke’ye getirdi. Onları Kâbe’nin üst tarafında ve zemzemin yukarısındaki büyük bir ağacın altına bıraktı. O vakitler Mekke’de kimse bulunmadığı gibi içecek su da yoktu. İşte İbrâhim(a.s), hanımı ile oğlunu oraya bıraktı. Yanlarına da bir dağarcık hurma ve bir kırba su koydu. Sonra İbrahim(a.s) arkasını dönüp Şam tarafına doğru gitmeye başladı. Hâcer onun peşini düştü ve Keda denilen yerde ona yetişti: Yazının
Devamı>>> |
|
| (17 Ağustos 2008) |
Yorum: 2,Okuma: 55
| |
|
 |
 |
|
 |
Ona hiçbir şey zarar vermez
Osman İbni Affân radıyallahu anh’ten rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Kim her sabah ve her akşam üç defa: "Bismillâhillezî lâ yedurru mea’smihî şey’ün fi’l-ardı velâ fi’s-semâ’ ve hüve’s-semîu’l-alîm" Yazının
Devamı>>> |
|
| (17 Ağustos 2008) |
Yorum: 0,Okuma: 33
| |
|
 |
 |
Katiline Can Veren Şehit-Amir b. Füheyre (2)-Mutlu Binici
|
Ashab-ı Kiram |
|
 |
Katiline Can Veren Şehit-Amir b. Füheyre (2)
Ah Mekke, Seni terk etmek ne büyük bir acı! Sadece birkaç gün seni ve Kabeyi ziyaret edenlerin yürekleri, senden ayrıldıklarında nasıl da burkulur. Peki ya senin bağrında doğup büyüyenler, onlar seni bırakıp da nasıl gidebilir? Senden ayrılmak zorunda kalan Efendimiz(s.a.s) bu acıyı bize şöyle anlatır: ‘’Senden daha güzel ve bana senden daha sevgili bir yer yoktur. Eğer insanlar beni çıkarmamış olsalardı, seni terk etmezdim.’’
Allah yolunda eziyete uğrayan, canını hiçe sayan ve yurtlarını terk etmek zorunda kalan muhacirler ne kadar da yücedir. Yerini, yurdunu ve sevdiklerini terk ederek Allahın dini için gurbete, meçhule gitmek ne kadar zordur. Medineye göç eden sahabiler ilk zamanlar çok büyük sıkıntılar çekmiştir.
Yazının
Devamı>>> |
|
| (17 Ağustos 2008) |
Yorum: 1,Okuma: 100
| |
|
 |
|
|
|