|
|
|
 |
|
 |
Kulluğun Özü Dua
Yüce olan Allah’ın varlığı karşısında kulun aczini itiraf, kendisine sunulan sayısız nimetlere şükür ve hamd, istek ve ihtiyaçlarını Allah’a arz etme, işlediği günah ve hataların vicdanına verdiği acıyla af ve mağfiret dilemesidir dua. Kalbin yalnızca Allah’ın anılmasıyla huzur bulmasıdır.
Dua, rahmetin anahtarı, kulluğun özüdür.“Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var.”diyen Rabbin katında kul olma yolunun gösterilmesidir. Çünkü dua ibadettir.Temiz bir niyetle Rabbe yöneliş, Allah ile kul arasında manevî bir bağdır.
Kur’an-ı Kerim’de dua ile ilgili ayetler geniş yer tutar. Ayrıca Efendimiz’den rivayet edilen çok sayıdaki hadis-i şerifler de duanın hayatımızdaki önemini ve usulünü göstermektedir.
Yazının
Devamı>>> |
|
| (Dün, 16:20) |
Yorum: 0,Okuma: 6
| |
|
 |
 |
|
 |
TEBÜK HATIRASI
İşin başı İslâm, direği namaz, zirvesi cihaddır
İnsanların sıcaktan bunaldığı, hurma ağaçlarının altında istirahate çekildiği bir mevsimde Allah Rasulü ve arkadaşları Bizans İmparatorluğu ile savaşmak amacıyla Tebük yollarındaydı. Sıcaklık gittikçe artıyor, düşman bir türlü ortaya çıkmıyor, yolculuk her geçen saat daha da zorlaşıyordu. Kur'an-ı Kerim o günleri zorluk zamanı olarak isimlendirmişti. Sıcaklık artık tahammül edilmez bir boyuta varınca Ashab-ı Kiram kendilerini korumak maksadıyla etrafa dağıldı. Genç sahabi Muaz b. Cebel arkadaşlarını seyrederken Efendimiz Aleyhisselamı gördü. Rasul-i Ekrem yalnızdı. Koştu hemen Efendimiz'in yanına geldi ve bu fırsatı en iyi bir şekilde değerlendirerek şu soruyu sordu:
- Ya Rasûlallah! Beni cennete girdirecek, cehennemden uzaklaştıracak bir ameli bana haber ver.
Yazının
Devamı>>> |
|
| (29 Haziran 2009) |
Yorum: 1,Okuma: 1136
| |
|
 |
 |
|
 |
BİZLERİ DAVETE ÇAĞIRAN KİTAP
Bundan asırlarca önce, Efendimiz Muhammed Mustafa(s.a.s.), yaşadığı toplumda 40 yaşına kadar insanlar için bir takım şeyler yapma gayreti içinde olmadı. Belki de vahiy gelmeseydi bir ömür boyu hayatını aynen devam ettirecek, bir şeyler yapmayacaktı.
Yüce Rabbimiz “Oku!” emriyle Efendimiz'i uyardı. Bir müddet sonra ise O'na, uyarması için “Kalk ve korkut!” emrini gönderdi. Vahyin muhatabı olanlar okuyacak ve daha sonrasında kalkıp, uyaracak. İnsanları hak ve hakikate çağıracak, insanların yaratılış amacına uygun bir hayat sürmesini hem kendi şahsında en güzel bir örnekliğe dönüştürecek, hem de onların en güzel örnekler olmalarını sağlayacaktı. Çünkü bu, Âlemlerin Rabbi Allah’ın emridir. Bu, yalnız Sevgili Efendimiz ile sınırlı bir olay değil, bütün inananların vazgeçilmez görevidir. Gelen vahiy nasıl Allah'ın Resulü'nü harekete geçiriyorsa, bu demektir ki bizi de harekete geçirmelidir. Bunun en açık delili ise “O’nu biz indirdik ve biz koruyacağız.” ayetidir. Neden Rabbimiz bizlere görev olmayacaksa onu korusun. Bozulmaktan ve tahrif edilmekten kurtarsın. Bizler buradan şunu anlıyoruz ki emanete sahip çıkma konumunda olan bizlere “Hira” da gelen vahiy gelmekte ve bu vahyin tazeliği dün kadar taze, emirleri aynı geçerliliktedir. Yazının
Devamı>>> |
|
| (27 Haziran 2009) |
Yorum: 1,Okuma: 191
| |
|
 |
 |
|
 |
Hz. ÜMMÜ SELEME(r.a.)’YE SESLENİŞ
Ezvâc-ı Tâhirattan
Hira’dan koşarak inince Peygamber,
Örtüsünden sıyrılınca sonra
Kulak verdiniz söylediklerine
İşittiniz ve itaat ettiniz ailece
Bu ne güzel din böyle.
Fakat o güzelliği göremeyen kalpler
Sizi hicrete mecbur ettiler…
Eşin ve sen Habeşistan’a gittiniz,
Dini için ilk hicret edenlerdendiniz…
Lakin gurbet ah gurbet!
Kimse dokunmuyordu size ama
Ne olurdu yaşansaydı Mekke’de
Müslümanca, huzur ve güven içinde.
Yazının
Devamı>>> |
|
| (27 Haziran 2009) |
Yorum: 1,Okuma: 328
| |
|
 |
 |
|
 |
PEYGAMBERİN BİR GÜNÜ
Metin Karabaşoğlu
Bismillah’ı yaşamak…
…
Rasulullah Efendimizin hayatını ne güzel özetliyor Hz.Âişe validemiz.
Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlakı Kur’an’dı diye…
…
Okuduğum kitaptaki en çarpıcı başlıklardan biriydi: Bismillah’ı yaşamak…
Besmeledeki “be” nasıl kulun rabbiyle olan bağlantısını sağlıyorsa Rasul sallalahu aleyhi ve sellem efendimiz de öyle sanki… Bizim göklere açılan kapımız, ulvi alemle aramızdaki elçi.
Öyle güzel, öyle latif, öyle mübarek bir elçi…
Muhammed Mustafa aleyhisselatu vesselam.
Yazının
Devamı>>> |
|
| (27 Haziran 2009) |
Yorum: 0,Okuma: 125
| |
|
 |
|
|
|