Asr-ı Saadet

Rasûl'ün Gölgesinde Yetişenler: ASHAB-I SUFFE

Kendilerini Allah yoluna adayan, ilahi vahiyde övgüyle anılan, Allah Rasûlü’nün sevgi ve muhabbetini kazanan, fakirliği ve kimsesizliği hayra çeviren bu değerli sahâbîlerin hayatları, bugün ihtişamlı camilerde, son teknoloji ile donatılmış eğitim kurumlarında, her geçen gün daha konforlu hale gelen yurtlarda yetişen günümüz gençliği içintefekkür vesilesidir.

MÜNÂFIK (منافق)

İslâm tarihinde nifâk hareketlerinin ortaya çıkışı, Müslümanların organize bir topluluk ve siyasî bir güç olarak belirmeye başladığı Medine devrine rastlar.

SÜNNETE BAĞLILIK IV : Anında Uyma ve Uygulama Eğilimleri

Sahâbîler, Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi vesellem) sağlığından beri onun emirlerine uymak söz konusu olduğunda nefislerini hiçe sayarlardı.

Yahûdîlerle Vatandaşlık Anlaşması

Yahudilerle yapılan ve İslâm Devleti’nin ilk anayasası sayılan vatandaşlık antlaşmasında, iki tarafın hak ve sorumlulukları tespit edilmiş, devletin sınırları belirlenmiş ve Peygamber Efendimiz şehirde en yüksek otorite olarak kabul edilmişti.

Her Hicret, Ensâr İster

Hicretin bir ucunu Allah için her şeyden ferâgat eden Muhâcirîn tutmuş, gitmekte; öteki ucunu ise Allah için her şeyden ferâgat edenler için her şeyden ferâgat eden Ensâr tutmuş, “Bize gelin!” demektedir.

Ezan: Bir Özgürlük Manifestosu

Ezan, sadece müminleri namaza davet etmek maksadıyla yapılan basit bir duyurudan ibaret değildir; o aynı zamanda İslâm’ın esaslarını en özlü bir şekilde haykıran bir tebliğ, bir özgürlük manifestosu ve tüm insanlığı tevhîd’e, şahâdet’e, tekbîr’e, salât’a ve felâh’a çağıran özlü bir davettir.

Devletleşme

İslâm devleti rahmet ve sevgi esası üzerine kurulmuştu. Bu esas, insanlar arasındaki nefret, kin ve düşmanlığı yasaklıyordu. İslâm’da rahmet, salt bir ruhi infial değil, herkese acımak demektir.

Siyer-i Nebi Dersleri 37: Ezan-ı Muhammedî

Kalpler aynı dava için çarpar, sevinçler ve kederler bir olur, herkes aynı şeyi dert edinirse bunun adı kardeşlik olur. Derdi, davası bir olanların geceleri de aynı rüyalarla süslenir. Mekkeli Ömer'le Medineli Abdullah aynı gece aynı rüyayı görürse o şehir Medine, o asır asr-ı saadet olur.

Asr-ı Saadette Hadisler Yazılmadı mı?

Dini tahsil yapmış olsun veya olmasın, herbir müslümanın, bu Peygamber mirası hadis-i şerifler hakkındaki ithamları ve bu ithamlara verilen cevapları öğrenmesi, her devirde olduğu gibi günümüzde de yayılmak istenen manevi mikroplara karşı aşılanması, bu mikropların tesirinde kalmış olan kardeşlerine, hiç değilse ilk yardım kabilinden el uzatması gerekir.

Bir Diriliş Çağrısıdır Ezan

Bir memlekette çocuklar ezan sesleri ile büyüyorlarsa, bu çağrı devam ettiği müddetçe o toprağın çocuklarının tarihine, özüne ve ruh köklerine dönüşü mümkün demektir.
RSS - Asr-ı Saadet beslemesine abone olun.