Sahabeden Nasihatler

1- "Senin için erzakın en sevimlisi, salih amel olsun. Arzularına hakim ol. Sana helal olmayan şey için kendine cimri ol. Kendine cimri olmak, sevdiği ya da hoşlanmadığı şeyde nefse karşı adil olmaktır. Halkına karşı merhameti, sevgiyi düstur edin. Onlara karşı, yiyeceklerini ganimet olarak alan aç gözlü yırtıcı hayvan gibi olma."                                                                                        

Hz. Ali radıyallahu anh

2- “Nebinizin sünnetini terk ederseniz, saptınız gitti demektir.” 

Abdullah b. Mesud radıyallahu anh

3- "Oğlum! Namaza durduğunda dünyaya veda etmek üzere olduğunu ve oraya bir daha dönmeyeceğini düşün. Şunu iyi bil ki, mümin iki iyilik arasında Rabbine kavuşur; bir yaptığı biri de yapmaya niyet ettiği.”  

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

4-“İnsanlarla az, Rabbinle çok konuş; belki o zaman kalbin Rabbini görür” 

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

5- "Dilediğinizi öğrenin. Amel etmediğiniz takdirde Allah ilminize kıymet vermeyecektir."

 Muâz b. Cebel radıyallahu anh

6- "Her kim şu üç şeyi bir araya getirebilirse imanını kemale erdirmiş olur: Kendi aleyhine de olsa insafı elden bırakmamak, herkese selam vermek, fakir iken bile sadaka vermek." 

Ammâr b. Yâsir radıyallahu anh

7- "En sevdiğim kimse, bana ayıp ve kusurlarımı haber verendir." 

Hz. Ömer radıyallahu anh

8- "Bir kimsenin sadece kıldığı namaza, tuttuğu oruca bakmayınız. Konuştuğunda doğru söylüyor mu, kendisine bir şey emanet edildiğinde emanete riâyet ediyor mu, helal ve harama dikkat ediyor mu, ona bakınız." 

Hz. Ömer radıyallahu anh

9- "Dua, semâ ile arz arasında durur. Rasûlullah'a salavât getirilmedikçe, Allah'a yükselmez." 

Hz. Ömer radıyallahu anh

10- "Akıl gibi zenginlik; cehalet gibi fakirlik; edeb gibi güzel bir miras ve danışmak gibi de yardım yoktur." 

Hz. Ali radıyallahu anh

11- “Bilesiniz ki, insanlar ortaya koydukları maharetlerle temayüz ederler; iyi, güzel ve sağlam eserlerle tanınırlar. Her insanın değeri, sergilediği kaliteli iş ve güzel eserle ölçülür. O halde (hakikatin açığa kavuşması için) konuşun ki, değerleriniz ve seviyeleriniz ortaya çıksın!” 

Hz. Ali radıyallahu anh

12- "Sırat köprüsünü geçmedikçe müminin kalbi huzur bulmaz." 

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

13- "İyiliği emretmeyip kötülüğe mani olmayan kimse helak olmuştur."

 Abdullah b. Mesud radıyallahu anh

14- "İyi gününde Allah'a dua et, belki Rabbin kötü gününde sana cevap verir"

 Ebu’d-Derdâ Radıyallahu anh

15- "Bizim Rasulullah aleyhisselâm zamanında en ağır günahlardan saydıklarımızı siz sinek vızıltısı gibi görüyorsunuz!" 

Enes b. Mâlik radıyallahu anh

16- "Dünya bir sona doğru başını alıp gitmekte, ahiret ise koşarak bize doğru gelmektedir. İnsanlar arasında dünyanın da âhiretin de tâlipleri vardır. Siz âhirete tâlip olmaya bakın; eyyamcı olmayın! Bugün hesap günü değil iş günüdür; ama yarın artık iş yok, yalnız hesap vardır." 

Hz. Ali radıallyahu anh 

17- "Din kardeşinizin bir günah işlediğini gördüğünüzde 'Rabbimiz! Onu rezil et! Allah'ım ona lânet et!' gibi şeyler söyleyerek onun aleyhinde şeytana yardımcı olmayınız. Aksine 'Rabbimiz! Onu affet ve kendisini doğru yola ilet' deyiniz. Muhammed'in sahabileri olarak bizler hiç bir kimse hakkında onun ne üzerine öldüğünü bilmedikçe bir şey söylemez; ömrü hayırla sonuçlanırsa 'Hayra kavuştu' der; şerle sonuçlandığında da onun için korkardık" 

Abdullah b. Mes'ûd radıyallahu anh

18- "Sakın seni ilgilendirmeyen şeylere karışma! Düşmanından uzak durduğun gibi dostlarından da sakın! Ölen kimselere gıpta ettiğin noktalar hariç yaşayan kimselerin hiç bir şeyine gıpta etme! İhtiyacını onu önemsemeyen kimselere açma ve böylelerinden hiç bir şey isteme!" 

Übeyy b. Ka'b radıyallahu anh

19- “Mazlumların ve yetimlerin bedduasından sakınınız. Onların bedduası geceleyin, herkesin uykuda bulunduğu bir sırada Allah Teala’ya ulaşır.”

 Ebu’d-Derdâ Radıyallahu anh

20- “Allah Teala’ya sanki kendisini görüyormuş gibi ibadet ediniz. Nefislerinizi ölülerden sayınız. Unutmayınız ki, geçiminizi temin eden az bir şey, sizi meşgul edip gaflete düşürecek çok maldan daha hayırlıdır. Biliniz ki doğruluk ve iyilik hiçbir zaman çürümez, silinmez; günah ise asla unutulmaz.” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

21- Ebu’d-Derdâ bir cenaze gördüğünde şöyle derdi: “Siz gidin, biz de arkanızdan geliyoruz. Ölümden daha güzel ve büyük bir nasihat yoktur. Vaiz olarak insana ölüm kâfidir. İnsanların birbiri ardına gittiklerini gördüğü halde bundan ibret almayan kişinin aklı yoktur.”

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

22- “Hak ağır ve acı, bâtıl ise hafif ve tatlıdır. Nice şehvetler ve arzular vardır ki, tatmin edildiklerinde uzun süreli üzüntülere yol açar.” 

Abdullah İbn Mes’ud radıyallahu anh

23- "Dünyaya talip olanlar, âhiretlerini kaybederler. Ahirete talip olanlar da dünyalarından taviz vermek zorunda kalırlar. Ey insanlar! Siz fani olanı değil, bâki olanı tercih ediniz!”

 Abdullah İbn Mes’ud radıyallahu anh

24- “Sana şu iki şeyi tavsiye ediyorum: Bunların gereğini yerine getirirsen kurtulursun. Şunu asla unutma ki, dünyadaki nasibin seni mutlaka bulacaktır. Asıl önemli olanı ve kendisine muhtaç olduğun ahiretteki nasibindir. Sen ahiretteki nasibini dünyadakine tercih et. Öyle ki, her nereye gidersen git seninle birlikte olsun.”

 Muâz b. Cebel radıyallahu anh

25- “Sana yol göstermek isteyenden durumunu gizleme, aksi takdirde kendini aldatırsın.”

Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh

26. “İnsanlara anlayacakları şeyleri (veya hadisleri) söyleyiniz. Aksi halde Allah ve Rasûlü’nün yalanlanmasına gönlünüz razı olur mu?”

Hz. Ali radıyallahu anh

27. “İnsanlar uykudadır; öldükleri zaman uyanacaklardır.”

 Hz. Ali radıyallahu anh

28. “Kişi bilmediğinin düşmanıdır.”

 Hz. Ali  radıyallahu anh

29. “Size en büyük âlimin kim olduğunu haber vereyim mi? Allah’ın kullarına O'nun yasaklarını cazip göstermeyen, Allah’ın verdiği mühlete aldanıp da onlara ilâhî azaptan kurtulduklarını telkin etmeyen ve O’nun rahmetinden ümit kesilmesine sebep olmayan kimsedir.”  

Hz. Ali  radıyallahu anh

30. “Bilmeyene bir kere, bilip de yapmayana yedi kere yazıklar olsun!”  

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

31. “Halkın hoşlanmadığı üç şey vardır ki ben onları severim: Fakirlik, hastalık ve ölüm… Rabbime kavuşmayı arzu ettiğimden ölümü, beni kibirden koruyup mütevazı yaptığı için fakirliği, günahlarıma kefaret olduğu için de hastalığı severim.” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

32. “Kul Allah’a ibadetle meşgul olunca Allah onu sever ve mahlûkatına da sevdirir.”

 Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

33. "İmanın zirvesi başa gelene sabır, kadere rıza, samimi bir tevekkül ve Allah’a boyun eğmektir.” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

34. “İlim ancak öğrenmekle olur. İlim için sabah çıkıp akşam dönmenin cihad olmadığını sanan kimsenin aklı eksiktir.”

 Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

35. “Evlatlarım! Geniş zamanınızda Allah’ı unutmayın anın ki Allah da zor ve dar zamanlarınızda sizi ansın. Ben Peygamberimiz’den; “Mescitler bütün muttakilerin evleridir” sözünü işittim. Sizler de mescitleri kendilerinize ev edinin ki Allah’ın rahmet ve mağfiretini kazanasınız.”

 Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

36.  "Ey kardeşim! Başına geldiğinde kulluk yapamayacağın belalara dûçar olmadan önce boş zamanlarını değerlendir ve musibete uğramış kimselerin duasını ganimet bil.” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

37. “Ey kardeşim! Mescidi kendine ev edin. Çünkü ben Hz. Peygamber'in: "Mescitler muttakilerin evleridir" buyurduğunu işittim. Allah Teâlâ mescitleri ev edinenlere bu dünyada rahat ve huzuru, öteki âlemde ise Rabbin rızasına kavuşmayı vadetmiştir.” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

38. “Ey kardeşim! Yetime merhamet göster. Onu kendine yaklaştırıp başını okşa! Ona kendi yemeğinden yedir; çünkü ben, Hz. Peygamberin, kalbinin katılığından şikâyet eden bir kişiye şöyle buyurduğunu işittim: "Kalbinin yumuşamasını istiyorsan yetimi kendine yaklaştırıp başını okşa, ona kendi yemeğinden yedir!” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

39. “Bir saat tefekkür, bütün bir gece nafile ibadet etmekten daha hayırlıdır.” 

Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh

40. “Sizin en hayırlılarınız âhiret için dünyayı, dünya için âhireti terk edenler değil; fakat her ikisi için de çalışanlardır.”

Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh

41.  “Öyle bir zaman gelecek ki iyiliği emretmeyen, kötülükten menetmeyen kimseleri içinizde en hayırlı kişiler olarak göreceksiniz.”

 Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh

42. Huzeyfe bin Yemân bir adama: “İnsanların en kötüsünü öldürmen seni sevindir mi?” diye sordu. Adam “evet” cevabını verince Hz. Huzeyfe: “O zaman sen ondan daha kötü olursun” buyurdu. 

Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh

43. “Allah’ım senden tek isteğim, aziz olan bu dini kıyamete kadar aziz kılmandır. Allah’ım, ben öleyim ama İslâm’ın zillete düştüğünü görmeyeyim.” 

Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh

44.  "AIIah'ın kulları! Size Allah'tan sakınmayı tavsiye ediyor ve münafıklar hususunda uyarıyorum. Onlar, sapan ve saptıranlar, ayakları kayan ve kaydıranlardır. Renkten renge giriyorlar; işten işe girişiyorlar..." 

Hz. Ali radıyallahu anh

45. "Doğru yoldan ve topluluktan ayrılmayın. Allah'ın eli, toplulukla beraberdir. Ayrılıktan sakının; insanlardan ayrılanın şeytana karşı durumu, koyun sürüsünden ayrılanın kurt karşısındaki durumu gibidir. Dikkat edin! Kim bu slogana (ayrılığa) davet ederse, benim sarığımın altında dahi olsa onu öldürün."

Hz. Ali radıyallahu anh

46. "İlim çok şey rivayet etmek, anlatmak değil, Allah'tan korkmaktır."

 Abdullah b. Mes'ûd radıyallahu anh

47. "Ey insanlar! Fitne dalgalarını kurtuluş gemisiyle aşın, birbirinizden nefret etmeyin. Öğünme taçlarınızı başınızdan çıkarın ... "

 Hz. Ali radıyallahu anh

48. "Nifak, İslam'dan dem vurup onunla amel etmemendir. " 

Hz. Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh

49. "Utanmak ateşten daha hayırlıdır. "

 Hz. Hasan b. Ali radıyallahu anhuma

50. “Ağlayamıyorsanız ağlamaya gayret edin; zira cehennem ehli göz pınarları kuruyana kadar ağlayacak, sonra içinde gemiler yüzecek kadar kanlı yaşlar dökecekler.”

 Ebû Musa el-Eşarî radıyallahu anh

51. “Tartılmadan önce kendinizi tartınız.”

Hz. Ömer radıyallahu anh

52. "Mukaddes olan bir yer, hiçbir insanı mukaddes yapmaz. (yani, günahlarını temizlemez ve onu yüksek derecelere çıkarmaz, şereflendirmez) İnsanı ancak ameli mukaddes kılar." 

Hz. Selmân-ı Fârisî radıyallahu anh

53. "Hased edenin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının yiğitliği olmaz."

 Hz. Ali radıyallahu anh

54. “Sizden biriniz bir yüze (bir kimseye) birkaç kere teveccüh ettikten sonra onda hayır görmezse artık onu terk etsin.” 

Hz. Ömer radıyallahu anh 

55. "Şehit, kendisini Allah'a adayan kimsedir." 

Hz. Ömer radıyallahu anh 

56. "Eğer Allah için mücadeleye girişmişsen mert adama yakışan tek başına da kalsa mücadeleye devam etmesidir. Daha ne kadar yaşayacaksın, unutma en güzel şeref Allah yolunda şehit olmaktır." 

Hz. Esmâ binti Ebî Bekir radıyallahu anh

57. “Dört kimse Allah’ın salih kullarındandır:

     1. Tevbe eden kişiyi gördüğü zaman sevinen.

     2. Günahkârların affı için Rabb’ine yalvaran.

     3. Din kardeşine gıyabında dua eden.

     4. Kendinden muhtaç kişiye yardım ve hizmette bulunan"

      Hz.Ebû Bekir radıyallahu anh

58. "Allah ile mahlukatından hiçbiri arasında bir nesep bağı yoktur. Allah'a yakınlık ancak O'na itaat ve emirlerine tabi olmakla mümkündür."

 Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh

59. "Huşûsuz kılınan namazda, dilin afetlerinden ve boş şeylerden sakınmaksızın tutulan oruçta, Kur'ân'ı tefekkürsüz okumakta, kalbe nakşolmayan ilimde, infak edilmeyen malda, zor günlerde gösterilmeyen kardeşlikte, şükredilmeyen nimette, gönülden edilmeyen ihlassız duada hayır yoktur." 

Hz.Ali radıyallahu anh

60. "Sözlerinin amellerinden sayıldığını bilen kimse, az konuşur ve ancak kendisini ilgilendiren şeyleri söyler." 

Hz.Ali radıyallahu anh

61. "Cenneti arzulayan, hayırlara koşar. Ateşten korkan, şehvetlerden sakınır. Öleceğine inananın, nefsânî ve şehvânî lezzetleri yıkılır. Dünyayı bilene,musibetler zahir olur."

 Hz.Ali radıyallahu anh

62. "Ecel gelip çatmadan yapabileceğiniz iyiliği hemen yapınız." 

Hz.Osman radıyallahu anh

63. "Günah işlemekten vazgeçmek, tevbe ile uğraşmaktan daha kolaydır." 

Hz.Ömer radıyallahu anh

64. "Ahiret yanında dünya nedir ki! Ancak tavşanın bir defa sıçraması misali bir şeydir." 

Hz.Ömer radıyallahu anh

65. "Muhakkak dünya fâni, ahiret ise bâkîdir. Fani olan sizi şımartıp bâkî olandan alıkoymasın.Siz bâkîyi fâni olana tercih ediniz. Dünya sonludur, dönüş Allah'adır. Allah'tan korkunuz."

 Hz.Osman radıyallahu anh

66. "Derdin kendindedir, bilmiyorsun.

Derman da yine sende görmüyorsun.

İçine koca bir âlem yerleştirilmiş.

Kendini hâlâ küçük zannediyorsun." 

Hz.Ali radıyallahu anh

67. "Dostlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "Allah bilir " desin. Zira insanın bilmediği konuda "Allah bilir" demesi de bir ilimdir. Allah Teâlâ, Peygamber'i sallallahu aleyhi ve sellem'e şöyle buyurmuştur: "De ki: Kur'ân'ı tebliğden ötürü sizden bir ücret istemiyorum. Ben, kendiliğinden bir şeyler uydurup size dayatmak isteyen biri de değilim."

 Abdullah İbni Mes'ûd radıyallahu anh

68. "Sünnet çerçevesinde itidalli davranmak, bid’at içerisinde çaba sarf edip yorulmaktan daha hayırlıdır."

 Abdullah b. Mesûd radıyallahu anh

69. "Kur’ân okuyun. Duvarlara asılan mushaflar sizi aldatmasın. Kurânı gerçekten idrak ve muhafaza eden bir kalbe Allah Teâlâ asla azap etmeyecektir." 

Ebû Ümâme radıyallahu anh 

70. "Eğer namaz kılan kimse, kendisini çevreleyen ilahi rahmetten haberdar olsaydı, asla başını secdeden kaldırmazdı."

 Hz. Ali radıyallahu anh

71. "Her şeyiyle, kardeşinden başka kimin var ki? Kardeşine ikramda bulun ve ona yumuşak davran... Ona karşı kıskanç olma, çünkü onun elindekilere sen de erişebilirsin... Yarın ona ölüm gelir de ondan ayrıl­mak sana azap olarak yeter... Hayatta hakkını ödeyeme­mişken, ölümünden sonra ona nasıl ağlayabilirsin?"

 Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh

72. "Şüphesiz Allah'ın zikriyle dilleri ıslak olanlar, Cennete gülerek girerler."

 Ebû Derdâ radıyallahu anh

73. "Bir adamın sual sormasından, onun ne derece akıllı olduğu anlaşılır."

 Hz. Ömer radıyallahu anh

74. "Bir şeyi ayıplayan, o şey ile imtihan edilir. "

 Hz. Ali radıyallahu anh

75. "Söz ok gibidir. Senden çıktı mı, artık sen ona değil, o sana hakim olur."

 Hz.Ali radıyallahu anh

76. "Kişinin haysiyeti dilinin altında gizlidir" 

Hz. Ali radıyallahu anh

77. "Kulluk, dinin sınırını koruma, sözde durma, bulunana razı olma ve yok olana sabretmedir.’’

 Hz. Osman radıyallahu anh

78. “Mü’min kimse günahlarını, her an üzerine düşüverecek bir dağ gibi görür. (Açıktan ve çokça günah işleyen) fâcir ise günahlarını, burnu üzerine konan ve kovalayınca hemen kaçıverecek bir sinek gibi görür.” 

Hz. Abdullah b. Mes’ûd radıyallahu anh  

79. “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz. Çünkü bu (ahiretteki) hesaptan daha kolaydır. (Amelleriniz) tartılmadan önce (amellerinizi) tartınız. ‘Büyük arz olunuş günü’ için çeyiz hazırlayınız. ‘O gün Allah’a arz olunursunuz. Hiçbir gizliniz kalmaz.” (Hakka Suresi 18)

 Hz. Ömer radıyallahu anh

80. "Allah'ı anın. O'nu anmak kalbe şifadır."

Hz. Ömer radıyallahu anh

81. "Ey Kümeyl, ilim maldan hayırlıdır. Çünkü malı sen korursun, ilim ise seni korur. İlim hakim, mal mahkumdur. Mal safetmekle azalır, ilim ise çoğalır."

 Hz. Ali radıyalahu anh

82. "Alim ol ki ölmeyesin, çünkü insanlar ölür, fakat alimler diridirler." 

Hz. Ali radıyalahu anh

83. "(Kıyamet günü) kulun ayakları, şu dört soruyla muhatap olmadan yerinden kımıldamaz: hayatını nerede geçirdiğinden, gençliğini ne uğruna harcadığından, malını nereden kazanıp nereye sarf ettiğinden, bedenini hangi işleri yaparak yıprattığından."

 Muâz b. Cebel radıyallahu anh

84 Abdullah ibn Mes'ûd oğluna şu nasihati verdi: "Ey oğlum! işlediğin günahlardan dolayı (çok) gözyaşı dök, ağla!"

85. "Ben dünyada, (Allah uğrunda) binitli olarak sabah erkenden yola çıkan, sonra da geri dönen (bir mücahit) kimse gibi olmayı isterim." 

Abdullah İbn Mes'ûd radıyallahu anh

86. "Her kim dünyayı arzularsa, âhiretine zarar verir. Her kim de âhireti elde etmeyi arzu ederse, dünyasına zarar verir. Ey insanlar! Siz ebedî olan uğruna fani olana zarar verin!"

 Abdullah İbn Mes'ûd radıyallhu anh

87. " Susmak hikmettir, ancak onu yerine getiren pek azdır."

 Enes b. Malik radıyallahu anh

88. "Herhangi bir alim vefat ettiğinde İslam (toplumun)da onarılamayacak bir gedik açılmış olur." 

Abdullah İbn Mes'ûd radıyallahu anh

89. "Yeryüzü, bir müslümanın ölümünden dolayı kırk sabah ağlar." 

Abdullah İbn Abbâs radıyallahu anh

90. "Allah'a göre bir mü'min, kendi katındaki meleklerden daha değerlidir."

 Ebû Hureyre  radıyallahu anh

91. "Allah'a kavuşmanın dışında müslümana asla rahat yoktur."

Abdullah İbn Mes'ûd  radıyallahu anh

92. Temîm ed-Dâri raduyallahu anh, sabaha kadar (meali) şu (olan) ayeti kendi kendine tekrar eder dururdu:

"Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar."

(Câsiye Suresi, 21.)

93. "Ben, kanatlarını açıp uçan bir kuş olmayı arzularım." 

Abdullah İbn Mes'ûd  radıyallahu anh

94.  Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh, ağaç dalına konmuş bir kuş gördü ve "Keşke şu kuşun yerinde ben olsaydım!" diye hayıflandı.

95. "Bir kulun malı ne kadar çok olursa, (ahirette) onun hesabını vermek de o kadar zor olur. Tâbileri (bağlıları) çok olanın düşmanları da çok olur. Yöneticilere yakınlığını arttırmaya çalışanlar aslında Allah'tan uzaklıklarını arttırıyorlar demektir." 

Ubeyd b. Umeyr radıyallahu anh

96. Abdullah İbn Mes'ûd  radıyallahu anh bazen şöyle dua ederdi:

"Allah'ım, azdıran zenginlikten, unutturan fakirlikten, kötülüğe sürükleyen hevadan, saptıran amelden sana sığınırım!"

97. "Ey Müslümanlar, sizin için en çok korkup çekindiğim iki şey vardır. Bunlar, hevâya uymak ve tûl-i amel beslemektir. Tûl-i amel ahireti unutturur. Hevâya ittiba ise haktan alıkoyar. Dikkatli olun, dünya yüzünü dönmüş gidiyor, ahiret ise bize doğru gelmekte... Her iki dünyanın da isteklisi vardır. Siz ahiret talipleri olun, dünya talipleri olmayın! Şimdi, hesap değil, amel zamanıdır. Yarın ise amel değil, hesap zamanıdır."

 Hz. Ali radıyallhu anh

98. "Başın vücuttaki yeri ne ise, sabrın da imandaki yeri aynıdır." 

Hz. Ali radıyallahu anh

99. "Sen, talebe olmadan asla âlim olamadığın gibi, bildiklerinle amel etmeden de asla âmil olamazsın!" 

Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh

100. "Kişinin gözlerini ve dilini koruyan sığınağı evidir. Çarşı/pazar yerlerinde (çokça) bulunmaktan sakının! Böyle yerler, insanı (iyi işler işlemekten) alıkoyup oyalar." 

Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh

101. Abdullah ibn Mes'ûd oğluna şu nasihati verdi: "İçine sığacağın kadar evin, kendine sahip olup kontrolünde tuttuğun bir dilin olsun (yeter!). Bir de günahlarına ağla!"

102. "Hayır söyleyin ki, bu sıfatla tanınasınız. Hayrı uygulamaya koyun ki, hayır sahiplerinden olasınız. Sakın aceleci, müsrif ve yaygaracı olmayın!"

 Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

103. Dahhâ b. Müzâhim, "O'na ancak güzel sözler yükselir. Amel-i salihi de  Allah'a, o güzel sözler ulaştırır" ayetini, "Güzel kelimeleri Allah'a amel-i salih ulaştırır" şeklinde anlamlandırmıştır.

104. "Kanımca, kişi, bildiği ilimleri işlediği günahlarından dolayı unutuyor."

 Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

105. "Tevbekârlarla düşüp kalkın. Zira onların kalbi çok yufka/ince olur."

 Hz. Ömer radıyallahu anh

106. "Kıyamet gününde günahı en çok olanlar, (dünyada iken) batıl/boş konulara çokça dalanlar olacaktır." 

Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

107. "Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a ant olsun ki, yeryüzünde uzun süre hapsedilmesi gerekli varlık, dilden başkası değildir."

 Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

108. "Yüce Allah'a sevimli gelen en güzel söz, kulun; "Günahlarımı itiraf ediyorum, bana ihsan ettiğin nimetleri de itiraf ediyroum. Beni bağışla, günahlarımı bağışlayan da yalnızca Sensin!" demesidir." 

Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

109. "Şirk'in oluşması, bir karıncanın (kımıldayarak) hareket etmesinden daha gizlidir. (Bazen insan, Allah'a şirk koşar da bundan haberi olmaz. Allah korusun!)" 

Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

110. "Gerçekten de Yüce Allah, bir kimsenin, -diğer insanlara- göstermek (riya) ve duyurmak amacıyla amel edenlerin yaptığı bu amelleri dinleyip kabul etmediği gibi kalben kesin ve ihlaslı bir yönelişle yapılmayan duayı da kabul etmez. Duaların -yalnızca- iyi ve seçkinlerini kabul eder."

 Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

111. "Kalpler kalplere benzemedikçe kıyafetler de birbirine benzemez."

 Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

112. "Kalpte bulunan huşû; müslümana karşı yumuşak bir tutum sergilemen bir de namazda sağa sola bakmamandır."

Hz. Ali radıyallahu anh

113. "Eğer Allah seni, herhangi bir müslümanı sevmekle rızıklandırırsa, sen bunun elden gitmesini önlemek için çok çaba göster!" 

Hz. Ömer radıyallahu anh

114. "İsterseniz yemin de edebilirim. Kulları içerisinde Allah Teâlâ'ya en sevimli olanı, Allah'ı sevmekle kalmayıp O'nu diğer insanlara da sevdirendir. Yine Allah Teâlâ'ya kulları içerisinde en sevimli olanı, yeryüzünde dini tebliğ için en uygun zamanı tespit amacıyla (ay ve güneşi izleyerek) hava durumlarını tespit edenlerdir." 

Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh

115. "Kurtuluş iki şeydedir: niyet ve akıllı davranmakta; helak ise ümitsiz olma ve kendini çokça beğenmektedir." 

.Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

116. "Rabbinden korkan, akrabasıyla ilgisini devam ettiren kimsenin ömrü uzatılır, serveti çoğaltılır ve onu aile fertleri sever." 

Abdullah ibn Ömer radıyallahu anhüma

117. "Bir mümin için en çirkin huy, ağzının bozuk olmasıdır."

Abdullah ibn Mes'ûd radıyallahu anh

118. "Sakın ha, sizler duyduğu her sözü yayan, işittiği her sırrı ifşâ eden biri olmayın! Böyle yaptığınız takdirde, taşımakta zorlanacağınız belaların, üstünüzden uzun süre gitmeyecek ağır fitnelerin sizi beklediğini unutmayın!" 

Hz. Ali radıyallahu anh

119.  Hz. Ömer'in âzatlısı Eslem şöyle der: Bir gün Ömer ibnü'l- Hattâb radıyallahu anh:

''Sevgin aşırı, nefretin yok edici olmasın'' buyurdu. Bunun üzerine ben: ''Bu nasıl olur?'' diye sordum. Bunun şöyle olduğunu söyledi:

''Sevdiğin vakit, çocuk gibi aşırı seversin. Nefret ettiğin vakit de arkadaşının mahvolmasını istersin.''

.

120. Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

''Yutulan şeyler içinde, Allah katında en değerli olanı, bir kulun Allah rızâsı için yuttuğu öfke yudumudur.''

.

121. Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

''Haya ile iman yan yana bulunur. Biri ortadan kalkarsa ötekide kalkar.''

.

122. Abdullah ibni Amr ibni Âs radıyallahu anhümâ şöyle der:

"Asıl yalancı, yalan yere yemin edendir. Cimri, selâm vermekte cimrilik gösterendir. Hırsız ise (rükû ve secdesini tam yapmayıp) namazdan çalandır."

 

123. "İnsan, Allah'ın rızasını, ana-babayı hoşnut ederek; Allah'ın gazabını da onları öfkelendirerek üzerine çeker."

  Abdullah b. Ömer radıyallahu anh

124. "Allah katında büyük günahlardan biri de, kişinin annesine ve babasına bir başkasının sövmesine yol açmasıdır."

 Abdullah b. Amr radıyallahu anh

125.“Dinini düzelten kişinin dünyasını da Allah düzeltir.” 

Hz. Ali radıyallahu anh

126. “Mal cimrilerde, silah korkaklarda, yönetim de zayıflarda olursa düzen bozulur.” 

Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh 

127. “Özü doğru olanın, sözü de doğru olur.” 

Hz. Ali radıyallahu anh

128. “Hayat, iman ve cihaddır.” 

Hz. Hüseyin radıyallahu anh 

129. "Akıl gibi zenginlik; cehalet gibi fakirlik; edeb gibi güzel bir miras ve danışmak gibi de yardım yoktur."

 Hz. Ali radıyallahu anh

130. "Bir şeyi ayıplayan, o şey ile imtihan edilir."

 Hz. Ali radıyallahu anh

131. "Başkasını düzeltmeniz için önce kendinizi düzeltiniz."  

Hz. Ömer radıyallahu anh 

132. "Dört şey asla geri gelmez:

1-Söylenen söz

2-Atılan ok

3-Geçmiş Hayat

4-Kaçırılmış fırsat" 

Hz. Ömer radıyallahu anh

133. "İnsanlara iyilik etmek, kişiyi afetlerden ve belalardan muhafaza eder"

 Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

134.  "Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini unutma." 

Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

135. "Şiddet göstermeksizin kuvvetli; zayıflık belirtmeksizin yumuşsak ol." 

Hz. Ömer radıyallahu anh

136. "Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme! Çünkü o sözün sahibinde onun gibi nice düşük sözler vardır. Cevabınıza yine onlarla mukabelede bulunur." 

Hz. Ali radıyallahu anh

137. "Namaz kılmaktan yay, oruç tutmaktan çivi gibi olsanız da; haram ve şüpheli şeylerden kaçınmadığınız müddetçe; Allah o ibadetleri kabul etmez." 

Abdullah b. Ömer radıyallahu anh

138."Her insan, konuştuğu dilin evladıdır."

Hz. Ali radıyallahu anh

149. "Kul, kalbini rahatsız eden şeyleri terketmedikçe, takvanın hakikatine eremez."

Abdullah b. Ömer radıyallahu anh

150. “Allah’a en güzel şekilde kavuşmak isteyen kişi ezan okunduğunda beş vakit namazını kılsın. Çünkü onlar Peygamberinizin sizlere açtığı hidayetin yollarıdır. Bana: “Benim evimde namazgâhım var, orada namaz kılıyorum.”demeyin. Eğer böyle yaparsanız Peygamberinizin yolunu terk edersiniz. Peygamberinizin sünnetini terk ederseniz sapıtmış olursunuz."

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

151. Muâz b. Cebel radıyallahu anh geceleri teheccüd namazını kılar, namazdan sonra Rabbine şöyle dua ederdi:

“Allah’ım, şu anda gözler uykuda ve gökte yıldızlar parlamış durumda. Sen ise diri ve her an yarattıklarını gözetip duransın. Allah’ım, Cenneti gevşek istiyor, cehennemden yavaş kaçıyorum. Allah’ım, bana yanında beni doğruya ulaştıracak bir yol kıl. Şüphesiz Sen sözünden dönmezsin."

İbnu’l Esîr, Üsdü'l-ğâbe, V, 196.

152. Mutlu yaşamayı, şehitliği, haşir günü kurtuluşu, (haşrin) sıcağında gölgeyi, dalaletten hidayete erişmeyi diliyorsanız Kur’ân okumaya devam ediniz. Çünkü O, Rahman’ın kelâmıdır, şeytanın kötülüğünden korunmak için sağlam bir kaledir ve mizanda ağır basacak faziletli bir ameldir.

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

153. "Gelin, bir saat oturup iman edelim."

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

154. “Sevdiğin bir din kardeşinle sakın tartışma, onunla zıtlaşma ve onu başkasına sorma! Belki sorduğun kimse, onun düşmanı olabilir ve onda bulunmayan bir şeyi sana söyler, böylece arkadaşınla aranızı bozar.”

Muâz b. Cebel radıyallahu anh

155. “Hayat, iman ve cihaddır.” 

Hz. Hüseyin radıyallahu anh

 156. "Dört şey asla geri gelmez:

1-Söylenen söz

2-Atılan ok

3-Geçmiş Hayat

4-Kaçırılmış fırsat"

Hz. Ömer radıyallahu anh

 157. "Bir hayrı kaçırırsan; asla vazgeçme, yakalamaya çalış, elde edince de durma; Onu da aşıp daha güzelini yapmaya çalış."

Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

 158. "İnandığınız gibi yaşamıyorsanız; yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız."

Hz. Ömer radıyallahu anh

159.“Ölüme karşı haris ol, sana hayat verilir.”  

Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

160."Bugün verdiğin, daha sonra tekrar düşünüp yanlış olduğunu anladığın bir hüküm seni hakka dönmekten alıkoymasın”

 Hz. Ömer radıyallahu anh 

161."Kitap ve Sünnet’te bulunmadığı için hakkında tereddüde düştüğün hükümleri dikkatli bir şekilde incele; sonra benzerlikleri bul, ona göre kıyas yap ve Allah’ın emrine en yakın olanı ve doğruya en çok benzeyeni seç.”

 Hz. Ömer radıyallahu anh
162."Dostuna  dost ol ve bütün arkadaşlarına eşit davran. Hepsinin de haklarına riayet et."

Hz Ebu Bekir radıyallahu anh

163. "Çok söz kişiyi unutkan yapar."

Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

164. "Şöhretten kaç ki şeref seni takip etsin. Ölüme karşı hırslı ol ki sana hayat versin."

Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

165. "Kendini ıslah et ki insanlar da sana karşı iyi davransınlar."

Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh

166. "Size Rasulullah (s.a.v.) den bir hadis, bir söz ve bir durum rivayet edildiğinde, Allah rasulunun hidayet, salah ve takva itibariyle bundan daha üstün ve daha ötede olduğunu bilin!"

Hz. Ali radıyallahu anh

167. "Kardeşlerimden birkaç kişiyi toplayıp onlara bir veya iki kap yemek yedirmem, bana çarşıya çıkıp bir köle azad etmekten daha sevgili gelir."

Hz. Ali radıyallahu anh

168. "Dikkat edin! Ben Cennet gibi insanı hayrette bırakan başka bir şey görmedim, onu isteyen insanlar uyuyorlar, geceleri teheccüde kalkıp ibadet etmiyor, uykularından fedakarlıkta bulunup Allah yolunda koşturmuyorlar. Cehennem de aynı şekilde beni hayrette bırakıyor, ondan kaçtığını söyleyen insanlar da yine uykularından vazgeçemiyorlar."

 Hz. Ali radıyallahu anh

169. "Aklı eren bir Müslümanın Bakara Suresinin son ayetlerini okumaksızın uyuyacağını zannetmiyorum. Çünkü bu ayetler Arş ‘ın altında bulunan bir hazineden indirilmişlerdir."

 Hz. Ali radıyallahu anh

170.  "Alimlere  <<niçin öğretmediniz? >> sorusu sorulmadan cahillere  <<niçin öğrenmediniz?>> diye sorulmayacaktır."

Hz. Ali radıyallahu anh

171. "Ey ilim sahipleri, ilminizle amel ediniz! Çünkü asıl alim, bildiğiyle amel eden ve ilmi ameline uygun düşendir. Bazı insanlar gelecek, ilim öğrenecekler ancak gırtlaklarından aşağı geçmeyecek, yaptıkları bildiklerine, içleri de dışlarına uymayacak. Halkalar halinde oturup birbirlerine  karşı ilimleriyle övünecek ve üstün lük taslayacaklar. Hatta biri arkadaşına, kendisini bırakıp başkasının yanına oturduğu için kızacak. İşte onların bu meclisteki amelleri Allaha yükselmez."

Hz. Ali radıyallahu anh

172. "İnsanlar işlerini ihsan duygusuyla yapmalarına göre değer kazanırlar. Yani neyi nasıl yapacağını iyi bilmesine, bunu en güzel şekilde gerçekleştirmesine ve Allah’ı görüyormuş gibi çalışmasına göre değer kazanırlar."

Hz. Ali radıyallahu anh

173. "Kim ilim talebinde olursa cennet de onu ister, kim de masiyetler peşinde koşarsa , cehennem onu bekler."

Hz. Ali radıyallahu anh

174. "Kendinizi sabırla iyiliklere zorlayınız ve haysiyetinizi günaha bulaşmaktan koruyunuz! O zaman imanın tadına varırsınız.

Hz. Ali radıyallahu anh

175. "Kerim kişi, alçakların övündüğü şeyden uzak durur."

Hz. Ali radıyallahu anh

176."Mahrumiyet minnet altında kalmaktan daha hayırlıdır."

Hz. Ali radıyallahu anh

177."Dikkat edin! Canınızın karşılığı ancak Cennettir. O halde canınızı ancak Cennet karşılığında satınız."

Hz. Ali radıyallahu anh

178. "Küçük musibetleri büyüten insanı Allah büyükleriyle imtihan eder."

Hz. Ali radıyallahu anh

 

179." Kim hak ile güreşirşe sırtı yere gelir."

Hz. Ali radıyallahu anh

180. "Mü’minin sevinci ve tebbesümü yüzünde, hüznü ise kalbindedir."

 Hz. Ali radıyallahu anh

181. "Akıllı ve dindar kişiyle oturup kalkmaya bak! Zira o en hayırlı arkadaştır."

Hz. Ali radıyallahu anh

182. "Evliyaullah ın zikredilmesi, rahmetin inmesine vesile olur."

 Hz. Ali radıyallahu anh

183. "Allah katında insanların en iyisi ol,

       *nefsin yanında insanların yanında en kötüsü ol,

       * insanların katında insanlardan biri ol!"

Hz. Ali radıyallahu anh

184." Amellerin en zoru şu dört haslettir:

        *öfke anında karşındakini affetmek,

        * darlık zamanında cömertlik yapmak,

        * yalnızken ve tenhalarda iffetli davranmak, günahtan korunmak,

        * korktuğu veya menfaat beklediği kişiye karşı hakikati söylemektir."

Hz. Ali radıyallahu anh

185."Nükteli ve hikmetli söz ve davranışlarla ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur."

Hz. Ali radıyallahu anh

186." Dostları yitirmek gurbete düşmektir."

 Hz. Ali radıyallahu anh

187." En büyük günah sahibinin küçük gördüğü günahtır."

Hz. Ali radıyallahu anh

188. " Her şey azaldıkça, ilim ise arttıkça kıymetlenir."

Hz. Ali radıyallahu anh

189." Şunu unutma! Biz çok basit bir kavim idik, Allah teala bizi İslamiyet’le yüceltti. Şan ve şerefi dinden başka yerde ararsak, Cenab-ı Hak bizi tekrar eski halimize düşürür."

 Hz. Ömer radıyallahu anh 

192."Yarın Allah’ın huzuruna Müslüman olarak varmak isteyen kimse, devamlı surette farz namazları ezan okunan yerde kılsın."

Abdullah ibni Mes’ud radıyallahu anh

193." Görmediğim sürece sizin bana en sevimliniz, ismi en güzel olanınızdır. Gördüğümde bana en sevimli olanınız, ahlakı en güzel olanınızdır. İmtihan ettiğimde sizin bana en sevimli olanınız, doğru sözlünüzdür."

Hz. Ömer radıyallahu anh

 194.Karnınızı tıka basa yiyecek ve içecekle doldurmaktan sakınınız. Bu, vücuda zarar verir, kişiyi namaza karşı tembel yapar. Binaenaleyh  yeme ve içmede orta yolu izleyiniz. Bu, vücud için daha faydalıdır, israftan da uzaklaştırıcıdır. Allah, şişman alime kızar. Kişi şehevi arzularını dinine tercih etmedikçe kesinlikle helak olmaz.

Hz. Ömer radıyallahu anh

195."Allah size bol verince siz de kendinize iyi bakınız, (temiz giyininiz). Herkes giyimine önem versin."

Hz. Ömer radıyallahu anh

196." Bizim çarşımızda dini bilen kimseler satıcılık yapsın."

Hz. Ömer radıyallahu anh

 

197. "Etten sakınınız! Çünkü onun hamr (içki) gibi tiryakiliği vardır. Ayrıca Allah, eti çok yiyen aile halkına buğzeder."

 Hz. Ömer radıyallahu anh

198. "Cehennemi çok zikretip hatırlayın! Zira onun harareti pek şiddetli, derinliği çok fazla ve kamçıları da demirdendir."

Hz. Ömer radıyallahu anh

199. " Seni ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olma! Düşmanından uzak dur. Dostundan da bazı şeylerini gizle, ancak emin olursa o başka. Bir toplumda emin bir kimseye hiçbir şey denk olamaz. Günahkar ve kötü kimseyle beraber bulunma. Çünkü o sana günahlarını öğretir. Ona sırrını açma. İşlerin hususunda, Allah’tan korkan kimselerle istişare et!"

Hz. Ömer radıyallahu anh

200. "Çok gülen kişinin heybeti azalır."

Hz. Ömer radıyallahu anh

201."Dünyaya az meylet ki hür yaşayasın."

Hz. Ömer radıyallahu anh

202. "Sırrını aleni şeylerle bir tutma, yoksa işlerin bozulur."

 Hz. Ebu Bekir radıyallahu anh  

203. "Evlenmeden önce ilim öğrenin!"

 Hz. Ömer radıyallahu anh

204. "Şüphesiz işler çoktur. Sen insanların o amelden nasıl çıktığına bak ."

Hz. Ömer radıyallahu anh

205. "Ey kıraat ehli ! Başlarınızı kaldırın ki, kalbinizdeki huşu artmış olsun."

 Hz. Ömer radıyallahu anh

206. "Alimleri zenginlerle sıkı-fıkı görürseniz onların dünya ehli olduğuna hükmedin!."

Hz. Ömer radıyallahu anh

207. "Kalplerinizin buğz ettiği kimselerin şerrinden sakının."

 Hz. Ömer radıyallahu anh

208."Müslüman’dan çıkan sözü hayır olarak niteleyebileceğin halde, şer olarak niteleyip onu şüpheli duruma düşürme ."

Hz. Ömer radıyallahu anh

209." Şiir okuyun. Zira, şiir güzel ahlaka yöneltir ."

Hz. Ömer radıyallahu anh

210. "Düşman sizi korkutmadan önce siz onları korkutun ."

Hz. Ömer radıyallahu anh

211." İçkiden sakınınız. Zira, içki bütün şerlerin anahtarıdır."

Hz. Osman radıyallahu anh

 

212. "Allah Teala'dan korkun, kıyamet gününde onun huzurunda toplanacaksınız. Fitneye koşmayınız, cemaatten ayrılmayınız."

Hz. Osman radıyallahu anh

Yeni yorum ekle

Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.