Adem SARAÇ

Örneği Örnek Almak

Dinin, sadece insanla Allah arasında bir ilişki olduğuna, yalnızca mescidlerde, kiliselerde ve havralarda mahsur bulunduğunu iddia edenlere karşı, Medine’de bir İslâm devletinin kurulmuş olması, özellikle günümüz Müslümanı için üzerinde ciddiyetle durması gereken yaşanmış bir hakikattir.

Ebû Seleme Ailesi’nin Hicret Dramı

Ebû Seleme ailece Medine’ye hicret etmeye karar verince hemen devesini hazırladı. Deveye hanımını bindirip oğlu Seleme’yi de kucağına verdi. Devenin yularını çekerek yola koyuldular. Bu sırada Ümmü Seleme’nin mensubu olduğu Muğîre oğullarının erkekleri, onları böyle ailece yola çıkmış görünce, çıkıp önlerini kestiler.

Peygamber Ailesinin Hicreti

Peygamber kızları, orada kalan sevgili ablaları için çok ağlamışlar, gözyaşları sel olup akmıştı. Toprak altında annelerini, müşrikler içinde ablalarını bırakmışlardı!

İslâm İnsanından İslâm Toplumuna

Rasûlüllah Aleyhisselâm’ın kurduğu Kur’ân merkezli devlet, sadece Müslümanlar için değil, hatta sadece insanlar için de değil, bütün varlıklar için bir rahmet oldu. “Âlemlere rahmet olarak gönderilen” Rahmet Peygamberi, devlet kurma aşamasında da yine bu rahmet yönüyle öne çıktı.

Devletleşme

İslâm devleti rahmet ve sevgi esası üzerine kurulmuştu. Bu esas, insanlar arasındaki nefret, kin ve düşmanlığı yasaklıyordu. İslâm’da rahmet, salt bir ruhi infial değil, herkese acımak demektir.

Vahiy Medeniyeti

Hicret ile beraber Yesrib Medine olurken aynı zamanda çok ciddi icraatlara da sahne oluyordu. Yeni oluşumlar, bir başka yeni oluşumlara kapı aralıyordu.

Kardeşlik Destanı

“Birbirinizle alâkayı kesmeyin! Birbirinize sırt dönmeyin! Birbirinize kin tutmayın! Birbirinize haset etmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!”

Medine Öncülerinden Hz. Es’ad bin Zürâre (r.anh)

Hz. Es’ad bin Zürâre (ra), hicretten sonra ilk vefat eden, cenaze namazı Rasûlüllah tarafından ilk kıldırılan ve Ensâr’dan Baki’ mezarlığına ilk defnedilen Sahâbe oldu.

Medine’de İlk Aylar

asûlullah aleyhisselâm, Medine’ye gelir gelmez hiç zaman kaybetmeden başladığı icraatlar, çok ciddi bir şekilde yürüyordu. Bütün Müslümanlar gönül ve el birliği ile hummalı bir çalışma içine girmişlerdi. İcraatların birini bitirip diğerine başlama gibi bir rahatlıkları yoktu. Tabir yerindeyse, her iş bir diğerini tamamlayıp destekliyordu.

Hassasların Hassasiyetleri

Sabahı zor eden çocuklar, dışarı çıktıklarında arkadaşlarına anlatacakları çok şeyleri vardı. Şereflerin en yücesine ermişler, en güzel hikâyenin sahibi olmuşlardı. Üstelik hayal edilerek yazılan veya hayalen yaşanan bir hikâye değildi bu; yaşadıkları, gerçeğin ta kendisiydi.
RSS - Adem SARAÇ beslemesine abone olun.