Peygamberimizin Hayatı

Çürümüş Kemikleri Kim Diriltecek?

“İnsan kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Bir de bakıyorsun ki, apaçık bir düşman kesilmiş. Kendi yaradılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışıyor ve: ‘Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ diyor. De ki: ‘Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek.’ Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.

Efendimizin Şânı Yayılıyor, Düşmanlarının Soyu Kesiliyor

“Kevser”: Allah’ın (c.c) kutlu Rasûlü’ne (s) ahirette vereceği daha büyük iki nimettir ki; birincisi, kıyamet günü haşr meydanındaki Kevser havuzudur; ikincisi ise, cennette verilecek olan Kevser nehridir.

Veda Haccı ve Veda Hutbesi

Peygamberimizin ilk ve son haccı, hicretin 10. yılında yaptığı "Veda Haccı"dır. Bu isim, haccı esnasında ashâbına veda ettiği ve bundan sonraki hac mevsimine ulaşamadığı için verilmiştir.

Bedir’den Şehadet Semasına Çırpılan Kanatlar

Şehadet hakkında konuşmak meydanın hakkını verenlerin haddidir. Onlar da arkalarında bıraktıkları çağrıyla konuşuyorlar. “Meydanın hakkını verene, cennet meydanları açılır” diyorlar. Demek ki şehit, cennete yol açandır.

Hayber'in Fethi

Hayber Yahudilerinin, bir savaş hazırlığı başlatarak, Fedek Yahudileri ile Gatafanoğulları'nı yanlarına almaya çalıştıkları duyulmuştu. Yapılan tahkikat neticesinde, alınan haberlerin doğru olduğu anlaşıldı. Dolayısıyla düşman hazırlığını tamamlamadan harekete geçmek gerekiyordu.

Benî Nadir Gazvesi

Bu gazve Medine Yahudilerinden Nadiroğulları ile yapılmıştır. Sebebi, bu kabilenin, Müslümanlarla olan antlaşmayı bozup, Rasûlullah'ı öldürmek için tuzak kurmasıdır.

Siyer Yazıları 14: Kasva

İsmim Kasva. Resûlullah Efendimiz’in bineğiyim. Tebliğinin muhatabı değilim elbette ama şefkat ve merhametinin en büyük tanığıyım. Yaradan, biz hayvanları mükellef kılmadıysa da başıboş bırakmadı. İnsanların adına içgüdü dediği sezilerimiz ile acıyı, sevinci, zikri, şükrü biz de biliriz.

Siyer Yazıları 13: Örümcek

Ben dışarıda taştan taşa çektiğim ağın sarmalında beklerken Allah Resûlü içeride, endişesi mağarayı saran Ebû Bekir’i tesellî ediyordu, “La tahzen! İnnellahe meanâ: Üzülme, Allah bizimle berâber.”

Siyer Yazıları 11: Habeşistan

Kıtaları aşan ve çağlar geçen bu çağrı, elbette benim göklerimde de yankılanıyor! Gurur duyuyorum Bilal’imle, hakka dâvet eden sesiyle ve gözü kara îmânıyla. “Köleler diyarı” anlamına gelen ismim yeni bir mânâya erişiyor artık. Hakk’a îman eden taşım, toprağım en büyük özgürlüğü tadıyor.

Siyer Yazıları 4: Ebvâ

Annesi ve dadısı ile birlikte, hiç görmediği babasının kabrini ziyârete giden bir çocuğun sevinci geçti önce topraklarımdan. Annesi hem kendi yerine hem de doyamadığı kocası yerine sarıyordu evlâdını. İki kere öpüyor, iki kere çekiyordu kokusunu içine. Oğlunu babası ile buluşturacağı için mutluydu.
Subscribe to RSS - Peygamberimizin Hayatı