Sahabiler

Hz. Ali Radıyallahu Anh

Hazırlayan:  Mefail Furkan Kerim

Bir Vahdet Kahramanı Olarak Hz. Hasan (ra)

Ne demişti Efendimiz? “Her Peygamber’in nesli kendindendir, benim neslim ise Fatıma’dandır.” Dolayısı ile Hasan veya Hüseyin demek; Evlad-ı Ali demektir, Evlad-ı Fatıma demektir; ama aynı zamanda Nesl-i Muhammedî (sas) demektir.

Hz. Ömer Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

slam’ın yüz akı şahsiyetlerinden biri olan Hz. Ömer hakkında yazı yazmak, onun bereketli hayatını birkaç sayfaya sığdırmak gerçekten kolay bir iş değildir. Hz. Ömer dediğiniz zaman cahiliyede geçen 33 yıllık samimi bir hayat demiş olursunuz.

Hz. Sâlim - Kur'an-ı Kerim'in Yücelttiği Sahabi

Hz. Sâlim, Kur’ân’ın elinden tutup kaldırdığı, göklere yükselttiği, dünya ve ahiret saadeti bahşettiği çok bahtiyar bir kimsedir. O, Kur’ân-ı Kerim ile tanışmadan önce pazarlarda alınıp satılan, hor ve hakir görülen zavallı bir köledir.

Ahlak Kahramanları

Nasıl ki, Efendimiz (sav) üsve-i hasene ise, O’nun (sav) nübüvvet medresesinde yetişen, o nebevî potada pişen; semanın yıldızları, arzın ise hidayet rehberleri olan, o güzide insanlar da; bizler için en kâmil örnek olma özelliklerini devam ettirmektedirler.

İlk Muhacir

Ebû Seleme yaşlı gözlerle hanımı ve yavrusunun ardından baktı. Eşi ve çocuğu elinden alınmış, çölün bir kenarında yapayalnız kalmıştı. Derin bir hüzün ve acı içindeydi. Sonra döndü ve Allah diyerek Yesrib’e, hicret yurduna doğru yürümeye başladı. O, hicretin ilk yolcusu, muhacirlerin ilki olmuştu.

Davetçinin Bir Günü

O Medine’nin Ömer’iydi. Hendek Savaşı’nda aldığı yaradan dolayı otuz yedi yaşında şehit olmuştu.[3] Sevgili Efendimiz onu cennetle müjdelemiş, şehadetiyle arş-ı a’la titremiş, cenazesine yetmiş bin melek katılmış ve mübarek şehidi cennete yolculamıştı.

Hz. Hebbâr b. Esved

Acaba Allah Rasûlü kızının katilini affeder miydi? Çocuklarını çok seven Peygamber, kızının yıllarca acı çekmesine ve genç yaşta vefat etmesine sebep olan bir adamı bağışlar mıydı? Kim eline bir fırsat geçtiğinde intikamını almaz, hele hele çocuğunun katiline dünyayı dar etmez ki, diye defalarca kendine sordu.

Keşke Ebû Zer Olsa...

Yalnız ve kimsesizdi. Kabilesinin eşkiyalığına, saldırganlığına dayanamamış yurdunu terk etmişti. Kendisine sığındığı dayısının da yanında duramamış, Mekke yakınlarında çölün bir köşesine çekilmişti.

Ehad'den Ekbere

Bilal de bir gün yanacaktı. Ama "imam"ını kaybettiğine yanacak, günlerce ılık ılık ağlayacaktı.. Rasûlullah'ın vefatından sonra Bilal artık ezan okuyamadı... Seven yufka yüreği, O'nun ayrılığında O'nu terennüme dayanamadı...
Subscribe to RSS - Sahabiler