Merve KAHRAMAN ÖZTÜRK

Kadıköy’de doğdu. Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ve Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Aynı üniversitede tasavvuf alanında yüksek lisansa başladı. Yazıları Siyeri Nebi Dergisi'nde ve internet sitesinde yayımlanıyor. İstanbul’da öğretmen olarak görev yapan ve çocuk edebiyatıyla da ilgilenen yazarın bu alanda İyi Dünya Fablları ve Ayvaz ile Çiftçi kitapları yayımlandı.

Siyer Yazıları 16: Medîne

İnsanlar ve şehirler birbirine benzer. İkisi de birbirine yurttur, yuvadır. İnsan, eğer ruhu yoksa kemik yığınıdır. Şehir, eğer ruhu yoksa taş yığınıdır.

Siyer Yazıları 15: Ümmü Ma’bed

“Hilye, Allah Resûlü Muhammed Mustafa’nın özelliklerini anlatan eserlerin adıdır. O’na yetişemeyenlerin O’nu görebildiği gözlerdir. Ben, o gözlere en ayrıntılı resmi çizen kadınım.”

Siyer Yazıları 14: Kasva

İsmim Kasva. Resûlullah Efendimiz’in bineğiyim. Tebliğinin muhatabı değilim elbette ama şefkat ve merhametinin en büyük tanığıyım. Yaradan, biz hayvanları mükellef kılmadıysa da başıboş bırakmadı. İnsanların adına içgüdü dediği sezilerimiz ile acıyı, sevinci, zikri, şükrü biz de biliriz.

Siyer Yazıları 13: Örümcek

Ben dışarıda taştan taşa çektiğim ağın sarmalında beklerken Allah Resûlü içeride, endişesi mağarayı saran Ebû Bekir’i tesellî ediyordu, “La tahzen! İnnellahe meanâ: Üzülme, Allah bizimle berâber.”

Siyer Yazıları 12: Esmâ

Gece güneşi, çöl yağmuru bekler. Benim ömrümün çoğu da Efendim’in müjdesindeki çifte kuşağı beklemekle geçti. Babam Ebû Bekir, kardeşim Aişe. Resûlü’m, Efendi’m, Peygamber’im Muhammed Mustafa (sav). Kendimi bildim bileli O’na hizmetteyim.

Siyer Yazıları 11: Habeşistan

Kıtaları aşan ve çağlar geçen bu çağrı, elbette benim göklerimde de yankılanıyor! Gurur duyuyorum Bilal’imle, hakka dâvet eden sesiyle ve gözü kara îmânıyla. “Köleler diyarı” anlamına gelen ismim yeni bir mânâya erişiyor artık. Hakk’a îman eden taşım, toprağım en büyük özgürlüğü tadıyor.

Siyer Yazıları 10: Kudüs

Davud, Süleyman, İbrâhim, Musa, İsa, Zekeriyya’nın ve daha birçok peygamberin yaşadığı; Zebûr’un, İncil’in indirildiği topraklar rahmete gark olmuştur. Ama zahmeti de eksik olmaz. Son peygamberi Cebrâil’le birlikte gecenin en koyu vaktinde ağırlayıp Mîraç’a ev sâhipliği yapmak; dünyâda cenneti yaşamaktır.

Siyer Yazıları 9: Tâif

Ben, kahraman bir şehir olamadım. Çok büyük bir utançla yıkıldı hayallerim, O’na atılan her taşla... Ama halkımın kendi rızâsıyla, savaşsız bir kabullenişle müslüman olma pâyesi; bir ömür yeter bana...

Siyer Yazıları 8: Zeyd b. Hârise

Peygamberliğinden îtibâren de O’nun en yakınındaydım. İlk vahyin ardından hemen müslüman olan sayılı kişilerden biri de bendim. Risâletinin her anına şâhit olma mutluluğunu yaşadım. Mutluluk derken, çok zor zamanlara da şâhit oldum elbette ama değil mi ki O’nunla berâberdim. Hiç şikâyet etmedim.

Siyer Yazıları 7: Mağara

Okuma yazma bilmeyen bir peygambere okumayı emreden bu din, senden daha fazlasını bekliyor: ruhu okumanı, kalbi okumanı, kâinatı okumanı... Gönlünü Kur’an’a mihmandar, Kur’an’a hâldaş, Kur’an’a sırdaş tutmanı... Ki o ilâhî kelâm içinde ruhu da kalbi de kâinatı da taşımakta.
Subscribe to RSS - Merve KAHRAMAN ÖZTÜRK